|
İşte bu O'nun aldığı, bizler için sınadığıdır. Gölge edenlerden, kendini karartanlardan olmayalım. Çünkü en son anın içinde bulunmaktayız.
Hayır gördüğümüz ve O'nun adını anarak ve O'nun rızasını alarak yaptığımız her iş hayırlıdır şüphesiz. İçimizde O'nun sesini duymaya gayret edelim. O'nu içlerinde duyanların yüz ifadesi "O" olur. O'nun parlaklığı, O'nun ışığı yüzümüze vurur. Bunun için O'na inanmak şarttır.
Önce dileyelim, sonra çalışalım ve sabredelim. Biz bunu tam olarak tatbik edersek bilelim ki olması hayır olan her şey olur.
Değerlendirebilen için yaşam en büyük huzur, ancak bunu karşılayamayan içinse yalnızca ıstıraptır.
Şimdi dünyamız oldukça karanlık ve pek çok olaya gebe bulunmaktadır. Pek çok hadise ve olay hayır hedeflerinin tahakkuku için gelişmiş zihinler, onun güzelliğine açık düşünceler bekliyor. Bir anki umursamazlığın, bir görmezliğin sıkıntısını pek çok insan topluluğu pahalıya ödeyecektir.
Yanlış olduğunu, doğruda bulunmadığını bile bile içindeki vesveseye uyanlar neticelerine ıstırap da olsa katlanmak zorundadırlar.
Eğer bize güzellikle söylenenleri anlamaz, eyleme geçirmezsek o zaman maalesef ıstırap çekmedikçe gerçeği bulup tadamayacağız.. Acı gerçekler bir kez daha hatırlanmalı.
Güzel yoldan dünya gafleti biraz daha hâkim bulunmaktadır.
İçimizi bizim için var edilen o büyük âlemle birleştirmemiz isteniyor. O Büyük ÂLEM sevinç ve mutluluğun huzur ve gücün bulunduğu hizmet âlemidir. Hizmetle kanatlanırız. Sevgiyle uçarız.
İçimizde artık dünyasal, nefsi istekler bulunmamalıdır. Bilelim ki O, bu istekleri bize verirse hayrı geri alır. Ve o zaman gerçekleşen istekler içimizi sıkar ve hayrı karartır. İşte bu sınanmadır. Sonunda içimiz kararır. Gerçeğe gölge oluruz. Unutmayalım en son anın içindeyiz.
Sevinç ve mutluluk âleminde VARLIĞIMIZI EBEDİLEŞTİRMEMİZ İSTENİYOR.
Günümüz El ele vermenin zamanıdır, bölük bölük bölünmenin değil. Sevgi duymanın zamanıdır, nefret ve öfke üretmenin değil. Baktığımızda Tüm insanlığın gidişi yanlışadır. Bizler birbirimizde tezahür eden bütünlüğümüzü sevmek için, onun geçekliğindeki güzelliği bilmek için yaratıldık.
O, tüm insanları davet ediyor . O, bekliyor, O, yeni planlarla yeni ümitler veriyor. Bir kısmımız hissediyor. Bir kısmımız görmüyor, bilmiyor, duymuyor. Yazıktır; sonunda bunca çileyi çekiyoruz.
Işık olmak için, yürekleri aydınlatmak için, ıstırap çekenlere neşe, ümit olmak için bekleniyoruz.
Çok önemli diğer bir nokta da şudur ki, bizler, bilenler olarak yeryüzünün değişik noktalarına dağılmış durumdayız ve birbirimizden haberimiz yok. Bizler ışık dostları olarak artık toplanmak ve bir arada ışığımızı çoğaltmak zorundayız.
Toplanmamızın bir arada bulunarak ışığımızı büyütmemizin zamanıdır. Birbirimizi davet edebilmeliyiz. Yalnızlık bizler için değildir.
Aslında bütünlenmemiz için gereklidir birbirinizle bir olmak.Bir olmaktaki anlam derindir.
Öyle ince bir esastır ki bir olmak, içinde pek çok esaslar yer almadıkça asla meydana gelmez. Bu günkü birlik dediğimiz şey birlik değil, beraber olmaktır. İçi boştur, sözdedir. Gerçek birlikse bir enerji girdabı oluşturur ve o girdapta yeniler meydana gelir; balon değildir, bu gün bilmediğiniz kütledir. Sevinç ve neşe, huzur ve güç, sevgi ve ışık diyarına ancak elele birlikte geçebiliriz.
devam: NEŞEYE ÖVGÜ
|