ruzad.gg.jpg


DOĞRU DÜŞÜNME (Tefekkür)

SİSTEMLİ DÜŞÜNCE NEDİR?


SİSTEMLİ DÜŞÜNCE NEDİR?


rumuz.s.jpg

ruzad_amblemi.kk.jpg


Derleyen: Altan GÜROL

artwizje.k.jpg

Sistemli düşünce; akıl, mantık, şuur bütünlüğü içinde olarak bilinçli düşünmektir. Sistemli düşünmekte bir amaç gaye ve hedefin olması önemlidir. Kişinin inandığı ve inandıklarını hedef ve amaç olarak belirleyip odaklanması sistemli düşünmektir. Sistemli düşünmenin bir alt yapısı ve birikimi olması gerekir. Düşüncenin insan üzerindeki temel etkisini göz önüne alıp, bir amaç ve gaye için düşüncenin pozitif olarak yönlendirilmesi çok önemlidir. Bir yönde odaklanmış olan düşünce enerjisinin yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Onun için düşüncenin disipline edilmesi ve zararlı sonuçları başlatacak düşünce formlarının yansıyarak vücut bulmasına müsaade edilmemelidir. Gelişimimiz için düşüncelerimizi pozitif yönde bilinçli olarak sürekli yönlendirmek hem bireysel, hem de toplumsal sorumluluk açısından evrensel bir görevdir.

@@@@@@@@@@@

Düşünmek zihnin aktivitesi olduğu kadar farkındalıktır aynı zamanda. İnsanın her hangi bir konuda her hangi bir şekilde aklına gelen, onun üzerine üretilen, çeşitli duygu ve bilgi katmanlarının meydana getirdiği açılımlara düşünce denemediği gibi, çağrışımlarla ortaya çıkan anımsamaların, bağlantıların birbirine yol vererek bir gelişim göstermesi de sistemli bir akış değildir.

Bir örnekle, sistemli düşüncenin çok farklı bir gelişim gösterdiğini görebiliriz. Diyelim ki kişi kendine bir konu seçti üzerinde düşünmek için. Bu konu onun gerçekten bilmek istediği ve çok da bilgisinin olmadığı bir konu. Önce o konuyla ilgili bilgileri toplar ve tasnifler. Ve gerçekten düşünmeye başlar. Her farklı bilgide yeni bir şeylerin eksikliğini hisseder, onları aramaya koyulur. Konuyu dağıtmadan bulduklarıyla birleştirmeler yaparak onun geliştiğini fark eder. Anlaşılmadan sadece kalıp olarak kullanılan bilgiler sistemli düşünceyi gerçekleştiremez. Düşünce, gitmesi gereken yönden uzaklaşır ve çalışma sonlanır.

Gerçek çalışma yazıyla tespit edilirse devam ettirmek daha kolay olur. Zihin dağınık ve unutkandır. Sıradan şeyleri kısa bir zaman için yürütebilse de zaman içinde unutmalar ve karıştırmalarla değişikliğe uğratıp istenilen yolun dışına çıkarabilir.

Bilgiler birleştirilerek bir yapı oluşturur. Örneğin, bir ev oluşturuyoruz düşüncelerimizde. Önce hangi malzemelere ihtiyacımız olduğunu listeleriz. Bu evde o güne kadar hiç denenmemiş bir yapı tarzını denemek istiyoruz. Önce eski sistemlerden isteğimize uygun bir yeni sistem yaratmaya çalışırız. Olmadığını gördüğümüzde işi bırakmadan yenilikler yaratmaya koyuluruz. Bu arada o güne kadar düşünmediğimiz şeylerin aklımıza geldiğini hatta gittikçe netleşen görüntüler oluşturduğunu fark ederiz. İstekli, sebatlı araştırmamız ve vazgeçmeyi aklımıza bile getirmeyişimiz bize sezgi-ilham boyutunun kapılarını açar. Ve bir gün bakarız ki bizim gibi düşünen kişiler isteğimiz yönünde bir şeyleri ortaya çıkarmışlar veya kişinin kendisi bunu başarmış. Yola devam ederiz. Bina için gerekli olan malzemeler hazırdır artık. Önce nereden başlanır, tabii ki temelden. Düşünmek istenilen konunun da bir temeli olmalıdır ve çok sağlam atılmalıdır.

Derme çatma bilgilerle yola çıkılan düşünce de yarım kalır. Öyleyse sistemli düşüncenin temelini, gerçek isteyiş, yerince kullanılan doğru bilgi, zorluklar karşısında vazgeçmeyiş, arayış, konudan sapmama, içsel talebi yardımcı sistemlere iletiş ve geleni yerine oturtabilme oluşturur. Bazı insanlar için "bir atımlık barutu var" denir, bazılarına "derya gibi" denir. Sistemli düşünme deryayı fark etmek ve ondan beslenmektir.

Evimiz çatıya doğru yükselirken, malzemelerimizin kalitesi gittikçe incelip zarifleşir. Çünkü en iyi malzemeyi nereden bulacağımızı artık biliyoruzdur. Düşüncemizde böyle ilerler. Deryadan almanın yolunu bulmuştur, baştan sona bütünlük içinde olan bir zarafet kazanır. Kişiyi ulaşmak istediği noktaya hatta onunda ötesine taşır. Ve bir gün bakar ki o bir ev yapmak isterken bir kâşane meydana getirmiş. Sistemli düşünce böylece bizi ummadığımız güzelliklere ve hayra taşır...

@@@@@@@@@@@

art_wizje_k.jpg

Sistemli düşünce, bilinenden yola çıkarak, bilinmeyene ulaşmak, akıl ve mantıkla onu da bilinir kılmaktır. Zihnimizi başıboş bıraktığımızda şuradan buradan, hoplayan zıplayan düşünceler bizi esir alır. Bu karmaşık durumdan zihnimizi aklımızla disiplin altına alarak kurtuluruz. Düşüncelerimiz, irademiz ve şuurumuzla belli bir yönde tutulur, her sapmada tekrar tekrar aynı yöne sevkedilirse ve bu alışkanlık devam ettirilirse bir sistem kurulmuş, daha yüksek bir titreşim alanına erişim sağlanmış olur. Bu alıştırma başta zor gelse de, yorgunluk meydana getirse de kişiye büyük kazanç sağlar.

Neyi beslerseniz o büyür yasası gereğince alt sistemler bir süre sonra uzakta kalır, üst titreşimle beraberlik tabii bir hal olur. Kişi bedenini sıcaktan soğuktan hastalıklardan koruduğu gibi düşüncelerini de karmaşalardan ve olumsuzluklardan titizlikle korumalı disiplin altında tutmalıdır. Bu kendine olduğu kadar içinde bulunduğu topluma ve evrene karşı en büyük görevidir.

Düşünme çoğu insana zor gelir. Bir insanın üniversiteyi bitirmesine yardım edebilirsiniz ama ona düşünmeyi öğretemezsiniz. Bunu herkes kendine özgü bir biçimde yapar. Bilinmesi gereken, gelişmenin, sağlıklı ve şifa içinde olmanın, mutluluk ve sevincin, bağımlılıktan kurtulup özgür olmanın yolunun sadece bir sistem içindeki yapıcı, olumlu, doğru düşünceyle mümkün olduğunu kavramaktır.

@@@@@@@@@@@

"Düşünce", düşünmek fiilinin ürünüdür. Bir sistem içinde olduğu takdirde ortada bir düşünme eylemi vardır. Dolayısıyla düşünce daima sistemlidir. Sistemli olmayan düşünceler, düşünce değil, rastgele çağrışımlar, duygusal tepkiler olarak ortaya çıkarlar ve kalıcı değillerdir, birbiriyle uyum içinde olamazlar, çelişirler, birbirlerini tamamlayamazlar; bunlar gerçek düşünce olmadığı için de aralarında bağlantı kurulabilen yeni yeni düşünceler doğurarak güvenilir bir zihin yapısı oluşturamazlar.

"Gerçek düşünme eylemi"nin ve bu eylem sonucu ortaya çıkan "gerçek düşünce"nin ne olduğunu saptayabilirsek, sistemli düşüncenin ne olduğunu da ifade etmiş oluruz.
Eylem, yeni bir düşüncenin yaşama geçirilmesidir. İnsan davranışlarının iyimser bir tahminle %90ı görenek ve gelenekle, taklitle ortaya çıkmaktadır. Eylem ise sırasında gelenek ve göreneğe bile karşı olan yepyeni bir düşüncenin yaşama geçirilmesidir. "Bir söz söyle ki melekler dahi bilmez ola". İşte asıl olan, o meleklerin dahi aklına gelmemiş olan düşünceyi yakalamak ve her türlü karşı koymayı göze alarak cesaretle eyleme geçirmektir. İlk kalp nakli gerçek bir eylemdir. Daha sonraki kalp nakilleri öğrenme ve taklit yoluyla ortaya çıkan işlerdir. Bunu küçümsemek için değil, gerçek düşüncenin ve eylemin ne olduğunu ifade etmek için belirtiyorum. Yeryüzüne Büyük Gerçeklerin eylemini indiren öncüler her zaman toplumun direnmesi ile karşılaştılar, hatta öldürüldüler.

Egosal tutumlar da kendi aralarında güçlü bir sistem oluşturur. Zihnimizde kurulu olan egosal sistem kibir, öfke, haz ve korkunun sistemidir. Egosal sistemin dışa vurumu, birbirini tutmayan görüşler ve çelişik eylemler olarak ortaya çıkabilir. Ama içeride çelişki yoktur. Egosal sistemdeki korku yeni korkuları, öfke yeni öfkeleri vs doğurur ve bu böyle sürer gider.

İnsan bu egosal sistemin etkisinde iken, kalbî olarak yepyeni ama küçük küçük düşüncelere ulaşır; ne var ki bunları eyleme geçiremez. Çünkü zihnindeki sistem, yeni ve yüksek olanı içine almaz. Kalbimizden ufak ufak gelen bu gerçek düşünceleri eyleme geçirmek için onunla çelişen eski düşüncelerimizi, çıkarlarımızı feda (kurban)etmemiz gerekir. Bunu başarabildiğimiz takdirde gerçek düşünce biz de kendi sistemini kurmaya başlar ve diğer sistem sönümlenir.

@@@@@@@@@@@

Sistemli düşünmek, gerçekçi düşünmektir. Ardarda eklenen rastgele düşünceler bizi gerçeklerden uzaklaştırır. Bir konu sistemli olarak düşünülüp ifade edildiğinde daha iyi anlaşılır, kabul görür ve öğrenilir. Bilinç kazandırır. Her kavram, etrafındaki diğer kavramlarla birlikte tüm diğer kavramlara bağlanır ve bütün oluşturur. Bir kavram tek başına düşünülürse sübjektif bir görüş oluşturur. Sistemli düşünce için, değer ifade eden temel kavramların doğru yerlerine oturmuş olması gerekir. Bunların birbirlerine doğru biçimde bağlanıp bir anlam mozaiği oluşturmaları gerekir. Temeli olmayan düşünceler havada kalır. O sırada bir aydınlık meydana getirir gibi olsa da kısa sürede etkisi geçer.

Bazı asılsız fikirler, daha önce kabul edilmiş değerleri de kaybettirebilirler. Örneğin bugün her yerde karşımıza çıkan, "Üzerimizde yargılayıcı bir Tanrı olmadığı, Tanrı'nın her yerde mevcut bir enerji olduğu için iyi kötü, doğru yanlış ayırımı yapamayacağı" gibi düşünceler hızla yayılmaktadır. Bunlar tarihin başından beri insanlığa verilmiş olan esaslara uygun değildir. Bunların egomuzu rahatlatan düşünceler olması, doğru olmadıklarının göstergesidir.

Sistemli düşüncenin belli safhaları vardır. Başındaki araştırma, bilgi toplama ve devamındaki analiz safhası atlanırsa, sonuçta oluşan sentezlerin isabetli olması beklenemez. Usulünce yapıldığında düşünce yeni bulgulara ve bilgilere ulaşır. Yeni bilgiler bizi nihai hedefe yönlendirici olurlar. Düşünmenin hayat görüşümüze bağlı bir hedefi vardır. Neticeler birbirine eklenerek bize yol aldırırlar. O yüzden sistemli düşünce, düzenli şeklide sürdürülen ve birbirine bağlanarak bütünlenen düşüncedir.

@@@@@@@@@@@

Sistemli düşünce, sistemin işleyişinin anlaşılmasıyla, sistemin gereğini yerine getirmek üzere hareket ederken çektiğimiz, yolumuzu açan birleştirmelerdir. Bir üst boyutla aynı titreşime girebilme halidir. Sistemin içindeki yerimizin farkındalığını sağlar. Sistem ile ahenk içinde hareket ederek, yaptığımız her plan ve programda O’nun rızasına başvurmak, o hissiyatla işlerimize başlamak, önümüzü aydınlatır. Eylemlerimizin de sistem oluşturmasına zemin yaratır.

15 Nisan 2009
www.ruhsalboyut.com sitesinden derlenmiştir.


ruzad@ruzad.org