ruzad.gg.jpg

OLAYLAR da REENKARNE OLUR

BİLGİ ve AYDINLANMA


BİLGİ ve AYDINLANMA


rumuz.s.jpg

ruzad_amblemi.kk.jpg

solyaz_l_i_aret.s.jpg



BİLGİ ve AYDINLANMA

Halim GÜROL

bir_ok_siz.jpg

*Bilgi tek başına sırrı aydınlatamaz. Ancak insan zihinsel aydınlanmasını sağlamaya başladığı zamandan itibaren o güne kadar kapalı veya sır olanları çözmeye başlar. İnsana hiçbir şey peşin verilmemiştir. Gerçek düşünce, hedefin doğru yerde saptanmasıyla oluşur. Hedefin seçilememiş olması da düşünce enerjimizin israfı olacaktır. Bilgilenme sorumluluk getirir. Bilgi yolu izlenerek doğru hedef saptamaları yapılmalıdır. Çalışma baş tacı edilmeli ve varılan sonuçlar canlı tutularak yeni üst hedeflerin seçimine gidilmelidir. Bu şekilde bilinmeyene olan yolculuğumuz sürekliliğini korumak şartıyla devam eder. Meraklar üzerinden parça parça bilgilerin sentezini yapmak, gayret ve sıkı bir çalışmayı gerektirecektir.

*Görünenin üzerinde düşünmek, istemek ve hak edişler kadar izleyebilmek. "Görmenin sonu yoktur" düşüncelerimi, kısaca "görünenin ardındakini görmek elbet mümkündür" diyerek paylaşıyorum.

*Geçmiş - Gelecek ve Şimdi... "ZAMAN" var mıdır? Yoksa onu biz mi yaratıyoruz? Hangi yönden ve nasıl baktığımıza göre değişecektir. "Oluşum"a, metafizik açıdan, bir kozmik tezahür olarak bakıyor ve şuur varlığımızı bir hareketli enerji olarak ele alıyorsak, evrendeki tek iradenin içindeki bildiğimiz zaman algılaması, yanılgı olacaktır. Buna göre zaman, şuurlu bakışta yoktur. Ancak şuurla "uygun" açıklamalar getirilebilir.
@

*İçinde bulunduğumuz dünya ortamı 5 boyutsallık özelliğine haizdir:

Geçiş boyutu: Rabsal bilgilerde "berzah" olarak verilen içinde bulunduğumuz boyut en alt kıstasta yaratımların ve deneyimlerin gerçekleştiği ve sonunda yine Rabsal bilgilerdeki ismiyle Meleküt Âlemine kavuşacak insanlığı bu âlemin zaman-mekân ve formuna hazırlayan boyutudur. Bu son değildir, daha da ilerisi vardır ve olacaktır.

Deneyim boyutu: Sonsuz Sınırsız Olan'a ait olan tüm değerler dünya ortamında deneyimlenmektedir. Sonsuz Sınırsız Yücelik, tüm güzelliklerin sahibidir, tüm bu güzelliklerini yaratım boyutu olan dünya da elementten, bitkiden, hayvandan, insandan ve daha da üstü olan insan-ı kamilden deneyimleyen O'dur.

Evrim boyutu: Deneyimin olduğu bir yerde evrim de mutlaka mevcuttur. Dünya üzerindeki evrimsel aşama şu ana kadar gelinen en güzel evrim robotu olan "İnsanî Robotik Ortam" ı ortaya çıkartmıştır. Evrimin ortaya çıkarttığı her yeni oluşum, Sonsuz Sınırsızlığa ait değerlerin daha üst kıstaslarda deneyimlenmesini ve bunun sonucunda deneyim yaratılmasını sağlamaktadır.

İmtihan boyutu: Sonsuz sınırsız güzelliklerin sahibi olan Allah Sonsuz sınırsız bilgi, güç ve cevherini burada deneyime sokarken, öğretim ve gözetim fonksiyonlarını devreye sokmaktadır. Ve varlığında yaşadığı her bir zerreye hem öğreten, hem öğretenden öğrenen, hem gözeten, hem gözetilen olmakta ve elbette bunun sonucu olarak da denetim fonksiyonlarını devreye sokarak öğrettiğini ve gözettiğini deneten olmaktadır ki bildiğiniz üzere denettiği de kendinden kendine yine kendi'dir.

Görev boyutu: Dinlerin "Allah" olarak bildirdiği "Sonsuz Sınırsızlık" adına dünya tarlasına kendilerini ekerek görev icraat fonksiyonlarını vurgulayan görevliler kadrosu, her zaman iş başında olmuş ve insanlığın kavramını yüceltmek adına bin bir zorluklara katlanarak görevlerini icra etmişlerdir. Bazen bir "peygamber" olup taşlanmışlar, bazen bir "bilim adamı" olup asılmışlar ve bazen bir "sanatçı" olup ancak öldükten sonra anlaşılmışlardır. Çünkü o sanatçının gördüğünü insanlık ancak o öldükten sonra görebilmiştir... Yukarıdaki özellikleri kendinde barındıran "Dünya, zerrelerinde Sonsuz Sınırsızlığın yaşadığı her varlığın evrim ve yetişme bahçesidir". Elbette o bahçeyi oluşturan yine sonsuz Sınırsız Olan'dır, o bahçede rol çıkaran; deneyim-evrim ve görev yapan o olduğu gibi...

Düşünce, "Tanrı kendinden, kendisini kullanarak yine kendisini yaratır". Bu ifadede Tanrı sözcüğünü çıkarıp yerine "sonsuz Enerji alanı" ifadesini korsanız, şu ortaya çıkar: "Sonsuz Enerji alanı kendinden, kendisini kullanarak yine kendisini yaratır." Burada sözü edilen sonsuz enerji alanı Kaos kuramındaki "fraktal" yapıları ortaya çıkarır.

*Bilimin çeşitli kuramlarda sözünü ettiği "sonsuz enerji alanı" ile "Tanrı" kavramı birdir. Aradaki fark sonsuz enerji alanının belli bir amacı olmayışıdır. Bu alan ancak kendini tanıdığından yine kendine benzer sistemler ve yapılar ortaya çıkarır. Daha doğrusu, yeni bir şey çıkaramaz. Kendini tekrar tekrar yeniler, de diyebiliriz. Fakat her yenileyiş biraz daha farklı bir yapının ortaya çıkmasını sağlar. Evrim de bu kendini farklı şekillerde ortaya koyuştan başka bir şey değildir.
@

Yaratılabilecek en ilginç şey ne olabilirdi? En yaratıcı bilinç bile, kendini ne kadar zorlasa, farklı farklı yaratılımlar yapar ve sonunda durup düşünüp olabileceğin en ilgincini yapmaya çalışırdı. Peki, en ilginci ne olabilirdi ki?

*Yaratıcı bir başka bilinç yaratmak?
*Ya da birden fazla yaratıcı bilinçler yaratmak?
*Ya da yaratıcılar yaratabilecek yeni yaratıcılar yaratmak?
*Ve bu durumun pi sayısı gibi sonsuza değin uzanması?

Varoluşumuzun ana amacı yaratmak olabilir mi?

Her var olmuş olanın ilk amacı, "var olmayı sürdürmek"tir. Cansız dediğimiz varlıklar da var olmak için çaba sarf ederler. Ancak onların çabası aktif değil pasiftir. Yani, onlara etki yapıldığında tepki verirler. Zaten Newton'un birinci yasası "Her etkiye eşit ve zıt bir tepki oluşur" şeklinde olup tüm fizik âleme uygulanan bir yasadır.

Nitekim insanoğlu da şimdi düşünen bilgisayarlar ya da robotlar yaratma çabasında şu an! Bunu başarsa daha sonraki adım ona "yaratıcılık" kazandırmak olacaktır mutlaka. Onu kendi kendine yeter bir yaratıcı yapmak isteyecektir. Ve kendi çabasıyla çoğalabilmesini sağlamaya çalışacaktır. Bütün bunlar gerçekleşince de belki onu kendi yaratıcılığını gerçekleştirebilmesi/ deneyimleyebilmesi için, kendinle baş başa bırakır.

15.01.2009


BAŞA DÖN

ruzad@ruzad.org