ruzad.gg.jpg


HERMETİZM ve GELECEK GÜNLER

AGARTHA ÜZERİNE

REENKARNASYON

BİR REENKARNASYON VAKASI

REENKARNASYON "VAR" mıdır, "YOK" mudur?

ASTRAL ve ETERİK BEDENLER

YEDİ ÖLÜM KANUNU

BİZLER - ORTAK HAFIZA

EZOTERİK BİLGİLER

HAYAL mi GERÇEK mi?

KURTARICILAR

ZİYNETİN ÖRTÜLMESİ

MASKELER


EZOTERİK BİLGİLER


rumuz.s.jpg

"www.insankaynak.org" Grubu'nda yazışma:

zerreler.k2.jpg

Değerli üstad,
Yahudilerin Kabala diye adlandırdıkları bilgilerin light formları hermetik org sitesinde var ama hayat ağacı ve adam Khadmon bilgileri her anlamda zor ve yenir yutulur şeyler değil ama benim anladığım kadarıyla dinlere ait kitaplar, ezoterik bilginin genele uyarlanmış, tabi bayağı hafiflemiş, şifrelenmiş versiyonları, adeta kullanıcı el kitabı gibi. Ezoterik bilgi ise servis el kitabı gibi bir anlam içeriyor.

Yahudi ırkinin dışa kapalı olması yani yabancılarla evlenmemeleri (çok küçük istisnalar var), dinlerini yaymaya çalışmamaları ve sadece kendi ırklarına özgü görmeleri, Hz. Muhammed hariç tüm peygamberlerin İsrael kökenli oluşu ilginç değil mi? Bunlar hakkında yorumunuz var mı?

Ben de ne bulursam kurcalıyorum, siteleri geziyorum, kitapları araştırıyorum... bazen boğulup ara veriyorum sonra tekrar saldırıyorum. Neticede onların dediklerini kavramak şu anki ben için zor, belki ilerde gerçekleşir, ne diyelim. Anlaşılabilir şeyler yazdığınız için size ayrıca teşekkürler.

Kur'an ile ilgili Batınî çevirilerin kaynağını öğrenebilir miyim? Anonim-Us (Bizler Ortak-Zeka) adiyle verdiğiniz bilgilerin bulunduğu bir kitap veya internet sitesi var mı?

Keyifle kalın, Serdar H.
@

Değerli Serdar,

Size bazı önerilerim olacak:
Sitelerin isterseniz binlercesine girin; eğer aralarında bağlantı kuramaz ve sentezleyemezseniz, "Bilgi Hamalı" olursunuz! Zihninizi dolduran bir yığın nesne olmaktan öteye gidemezler!

Bir yığın bilgiyi bir anda değil de, hazmederek almanızı öneririm. Aksi halde çok ve karışık yiyip hazımsızlık çekmeye ya da karışık içki içip çarpılmaya benzer bir durumla karşılaşırsınız! Bu ise kişiyi yorumlatmak yani hazmetmek yerine, kusturmak yani kendi dediğini kendisinin bile toparlayamadığı bir noktaya sürükleyebilir. Bu yüzden, geçmiş ezoterik çalışmalarda, bu sindirme işlemi "Kırk Yıl Odun Taşıma" ile simgelenmiştir.

Sorularınıza gelince:
İbranilerle ilgili gönderdiğim bilgilerde, anımsayacaksınız, YILANIN ve YILDIRIMIN YOLU'nu. Musa'nın, Yıldırımın Yolu'nu kullanan grupla Mısır'dan ayrıldığına da değinmiştim. Herhalde binlerce kişi değildi, sadece "70 Levi" olduğundan söz edilir. Bu durumda, "Tanrı Oğulları" denen Işık Yolu Erenleri, "İnsan Kızları" ile evlenirler.

Bunun sonucunda. Yıldırımın Yolu'nu kullanan bir soy üretmeye çalışmış olmalılar. 10 Emrin temelinde de bu vardır. Cinsel ilişkiyi günah derecesinde dışlamaları ve giderek kadınları aşağılamaları, onlarla aralarına perdeler germeleri, örtüler arkasından cinsel ilişkilere varan fanatizmi de doğurmuştur... Bu konuda pek çok örnek saymak olası.

ruzad_amblemi.kk.jpg

İslamiyet'te de devamını gözlemek mümkün. Asıl bağnaz yapı, Musevîlerden alınmıştır. Hıristiyanlıkta rahip ve rahibeler; bu sistemi, başka bir sistemle birleştirerek devam ettirmişlerdir; o da ayrı bir konudur... İslamiyet evlilik müessesesini sağlamlaştırmış; aşırı ilişkileri dizginlemeyi amaçlamıştır. Allah'ın emri (yasası), peygamberin kavli (sözü)... cümlesinde bu amaç ifade edilir. Böylece Yılanın Yolu, "oruç-namaz-hac" ile Yıldırımın Yolu'na çevrilmeye çalışılmıştır.

Yahudi -> Ya.Hüdâ -> Y.H.D
Yahova -> Ya.Hüve -> YHV, YHVH mantralarını çalışan gruplar olabilir mi?

Muhammed'in "Araplar bendendir, ama ben Araplardan değilim!" dediği nakledilir. Hz.İbrahim'in soyuna (ki salavatlar, Hz.İbrahim üzerine verilir) göz atarsak, sorunuzun yanıtı ortaya çıkar. İbraniler -> Hz. İbrahim + Sara soyundan gelir demiştik. Araplar ise -> Hz.İbrahim + Hacer (Mısırlı bir cariyedir) soyundan gelir. Neden Hacer dışlanmış ve zorla Hz.İbrahim tarafından çöle terk ettirilmiştir? Çünkü Hacer, Yılan'ın Yolu'ndan gelen genler taşımaktadır ve Yıldırımın Yolu kirlenecektir. Bu durumda iki akraba grup, safkan ve melez olarak çoğalmışlardır. Tabî kendi aralarında ne kadar saflaştıkları veya melezlendikleri de ayrı bir konudur.

1989'dan beri Kureyş dili üzerinde çalışıyorum. Kitaplığımda 20'ye yakın Kur'an çevirişi var, 10 tanesi birbirinin aynı. Ama reklamlarına bakarsanız, bir heyete çevirtilmiş... Diyanet'in çevirisinin ise İngilizce aslını buldum. N.J.Dawood adlı bir Iraklı tarafından yapılmış ve son baskısı 1974, Penguin Classics serisinde yayınlanmış. Kalan 7-8 çeviriye gelince, çevirmenlerdeki ezoterik bilgi noksanlığı; çok önemli noktalarda, çok anlamsız çeviriler yapılmasına neden olmuş.

Sözgelimi "güneş - ay - toprak - yer - hayat ağacı -..." gibi. Bâtınî bilgisi eksik çevirmenler de, güncel kullanıma göre uydurmuşlar. Bu ise ne yazık ki mantık hataları yaratmıştır. Eğer bir kul olarak ben Yücelikten daha mantıklı düşünüyorsam; o zaman ya o Yücelik, benim erişmeyi düşündüğüm boyut değildir; ya da nakilde bir yanlışlık vardır.

Yıllar önce Kur'an çevirilerini okumaya başladığımda; "Ben bunlardan bir şey anlamadım!" demiştim kendi kendime. Ve özümden gelen, şöyle yanıtlamıştı: "Bırak... BİZ sana anlatırız!" Ve BÎZ'ler ile sohbetimiz böyle başlamış oldu... Çok şey açıldı; ve dendi ki, "Kur'an, însan'ın kendisidir zaten! O, muhteşem bir Bilgi Kitabi'dır!" Ve anlaşılmayan veya anlaşılan ama açıklanamayan ayetlerde, bu apaçık anlatılıyordu.

Üstelik, sadece genetik yazılım değil. Yücelikte de muhteşem bir yazılımımız olduğundan söz ediliyordu; adeta bir biyografi gibi. Bunun kayıtlarını da BÎZ'ler tutuyor ve koruyordu. Işığa ulaşınca (ya da Saf nefs ile Düşünce Okyanusuna ulaşınca) düşüncemiz KALEM oluyor ve uzay-zaman matrisine, manyetik kayıtlanıyorduk, silinmemek üzere. İşte bu, Kozmik İnsan olmanın ilk adımıydı ve ölümsüzlüktü. (Bu, Hermetizm'de, Hayat Ağaci'nın 20.Anahtarı /EON = Ebediyet'tir.). Bundan böyle hangi boyutta, hangi alemde, hangi evrende ve hangi zamanda var olmak istiyorsak, bu kayıtları kullanıyorduk...

Onlara ne olarak hitap etmem gerektiğini sorduğumda ise, "Anonim-Us" yanıtını aldım. Önceleri bunun anlamını kavrayamadım. Bir arkadaşım, duyar duymaz "Ortak-Akıl" diye bana kılavuzluk etti (Sevgim üzerine olsun!). O, özümden akan Yüceliğin Sesidir! Bazen KaLeM olur, bazen KeLaM olur; bazen MaLiK olur, bazen MeLiK olur, bazen MeLeK olur! Özün sözü... Ne zaman, nerede, ne için ve nasıl gerekliyse, öyle olur!

Sevgiyle kalın! Selma MİNE

ANONİM-US
BİZLER: ORTAK AKIL - ORTAK ZEKA


ruzad@ruzad.org