
|
|
YENİ YAZILIM
|
|
|
|
|
Herkes Kendi Kitabını Yazacak...
Ya BÜYÜK KİTAP'ı Kim Yazacak?
Selma MİNE
KUTUPLAR DEĞİŞİYOR: AYDINLIK'ta KARANLIK, KARANLIK'ta AYDINLIK!
Geçen sohbetimizde dünya manyetik alanında olagelen değişimler üzerinde durmuştuk. Her kavramın her ortam, işlev, eylem, düzen ve fiziksel karşılıklarının olduğu yasasına da değinmiştik. Sonuçta manyetik kutup değişimlerinin giderek insan zihinlerinde de yaratmakta olduğu sarsıntılardan da söz etmiştik.
Hatta bedenlerde meydana gelen "faili meçhul" ağrılar, sızılar, sancılar, birden belirip kaybolan rahatsızlıkların veya ani ölümlerin de kökeni araştırıldığında, bu çeşit bir değişime (belki de mutasyona) karşı fiziksel bir tepkime veya dayanamama hali de denebilir. Hastaneler, sağlık ocakları ve özel muayenehaneler, bu tür "kimliği belirsiz" rahatsızlık çekenlerle dolup taşmaktadır.
Dolayısıyla, bireylerden oluşan toplumlarda da bu değişimler, özellikle de zihinsel kapasiteleri yeterli olmayanlarda kargaşalık yaratarak, karabasanlar, halisülasyonlar, yanlış anlamalar şeklinde dışa vurmaktadır. Sözü edilen karanlık (cehalet, bilinçsizlik ve belki de toplu intiharlar)'tan, yani avamın deyimiyle topyekûn "zıvanadan çıkma"dan önce, tıpkı yer yer manyetik kutup değişimleri gibi yerel veya bölgesel olarak devam etmektedir.
Kehanet: DÜNYA 5 GÜN KARANLIKTA KALACAK...
Her Zaman Doğru Görüşte miyiz?
Öte yandan pozitif bilinçlere sahip inanan/inanmayan ve ahlâk yasalarına uyan kişi, grup ve toplumlarda ise, ayma/ aydınlanma/ bilinçlenme de yerel ve bölgesel olarak sürmekte; o fikri, düşünceyi, eylemi, değişimi idrak eden ve destekleyenlerle toplu sıçramalar olmaktadır. Bundan dolayı, dünya çapında "Yeniden Doğum" çığlığı atılmadan önce, karanlıkta kalmış, tutucu, saplantılı, öfkeli, hırslı, aç gözlü... birey/ grup/ toplumlar arasında da "aydınlık alanlar" ortaya çıkmaktadır. Sonuçta bunlar da hızla birleşecek ve Aydınlığa aniden sıçramayı sağlayacak demektir.
YAZILIMIN GERÇEK SAHİPLERİ
Bilgiler, dünya astralindeki (zihin perdesindeki) yazılımların materyalize edildiğini bildirmektedir: "Ahir (sonraki) zamanda Allah'ın tüm melekûtu, yeryüzüne inecek." Bu gün yaşanan olaylar, uzak bir geçmişte hazırlanmış ve dünya (dünüvv = aşağısı) denilen, maddenin ortaya çıktığı düşük frekanslarda sahnelenmesi için yazılmış kuramsal bir senaryo olduğu "amentü"den anlaşılmaktadır.
İNANMAK... AMA NEYE?
Temel yasaları konmuş bu büyük programın kendilerine düşen oyunlarındaki senaryoları yazma "iradele"rine de sahip durumdadırlar. O varlıkların sûretleri (kopyaları, benzerleri) da yine aynı oyunu, kendileri ışığa ulaşana dek oynama durumundadırlar. Dolayısıyla beşerî boyutlardaki yaşamların hemen hemen birbirine benzemesi daha kolay anlaşılacaktır. Bu ne zaman değişmeye başlamaktadır? Beşer'in insan boyutuna sıçraması ile kişi, yaşamına çeki düzen vermektedir; ancak kalıpların tam olarak sıyrılabilmesi için ruhaniyete (yani akıl boyutlarına) sıçraması, görsel kişiliği giyinmesi gerekmektedir. Bu yüzden ayetler ısrarla, dünyada yapılan eylem ve işlemlerin, verilen ürünlerin, bir sonraki yaşam kitabını yazmakta önemli yer olduğuna değinmektedir. Doğu öğretilerinde bunun karşılığı "Karman = Eylem"dir. (karman-çorman veya karma-karışık deyimleri, işlerin içinden çıkılmaz şekilde karıştığı anlamını taşır).
KARMAN (Eylem) YASALARI
|
|
Beşer boyutlarında spatyoma (araf) gidiş gelişler sırasında giyinilecek kıyafetler (ayetlerde libas = giysi olarak geçer) yani beden modelleri çizilmektedir. Üst boyutlara geçildikçe Tanrısal Özleri ile bütünleşen kişiler ise, artık yeni yazılım, mânâ katlarında devreye girecektir. O halde kişi ister üst boyutlara (yeni yazılımlara) geçsin, isterse beşerde (modelde) kalsın, mutlaka kendi kitabını yazmaktadır.
Ayetler, tüm yazılım orijinlerinin yukarda olduğunu, bitişik kayıtlar halinde tutulduğunu anlatmaktadır. BİZ olarak kendini tanımlayan Yüceler ise, El-VÂSÎ = Yaygın, kapsayan, El-BÂKÎ = Daima Kalan ve El-VASÎ = Kalan Bilginin Sahibi olduklarını bildirmektedirler.
Eski Mısır'da "Tanrılar Meclisi" olarak sözü edilen "Mısır Karenası" ile Grek ve Roma Mitoslarında yer alan 12 Tanrı'nın oturduğu makam, ayetlerde kârenâhü = "Bizim Yüce Makamımız" olarak geçer. Hayat Ağacı'nda TAHT (alt) olarak da ifade edilen bu makam, Yüceliğin en alttaki, madde ile tema ettiği en düşük frekanstaki mertebedir. "Rabbül Âlemîn al'el-arş'es-tevâ" (Toplumların Yüce Özü, Arş'ta düzlemlendi/ mekân tuttu) cümlesiyle ifade edilen bu makamdan Yüce Öz -> "BİZ" şeklinde kendini ifade etmektedir.
Orta Asya Türkleri'nin Doğa Ruhları için kullandığı "Kami" sözcüğü, üretgen, doğurgan, yaratıcı unsurları tanımlar. Dilimize "kamu" olarak geçen Latince "como" (İngilizcede common) sözcüğü de toplumu ve onun ortak şuurunu temsil etmektedir. "Kamu Vicdanı" ifadesi en çok kullanılan terimdir. Ortak kullanım alanlarına da "Kamu Alanları" denir. Arapça karşılığı "amme" sözcüğüdür. Bu ifade, varlık boyutlarındaki gerek görünen gerekse görünmeyen (gayb) katmanlarındaki sistem bütününü işaret etmektedir. Kur'an'daki "Amme Cüzü" (Kamu Bölümü) denilen kısım, toplumlaşmanın temel ölçütlerini ve Kıyam Dönemi'ndeki "Toplumsal Çalkantıları" anlatır.
O halde iki türlü yazılım ortaya çıkmaktadır. İlki, kavramsal boyutlardaki temel yazılım ki bu, "kozmik bilgisayar" denilen madde ötesi katlardaki temel senaryodur. Bu yazılımın gölgeleri (tesirleri) madde ortamda beliren IŞIK Varlıkların, maddeyi geliştirme, olgunlaştırma (tekâmül) aşamasında değerlendirdikleri, uyguladıkları senaryodur. Denemenin devamında, yeniden doğumlar için yaşanırken yazılan senaryolar ortaya çıkmaya başlamıştır.
Aslına bakılırsa, tüm yaşanılanlar, TEMEL bir YAZILIM'ın sonsuz-sınırsız çeşitlemesinden başka nedir ki?
*Yani kamu/ kami (gayb) içinde bilgi dolaşmakta ve beşer-kişi, kendi gelecek kitaplarını yazarak bu senaryoları geliştirmekte, olgunlaştırmaktadır.
*Öz-kişi ise, Tanrısal Aslı ile TAHT'ta yüz yüze gelerek kendini aynada görmekte; süper beyin olarak DOĞRU KARAR'dan DOĞRU YARATIM'a yükselerek, kavram katlarında ilerlemekte, asıl senaryoda düzenlemeye, değiştirmeye, çeşitlemeye gitmektedir.
OYUN'nun SONU - YENİ SENARYO Teklifi
*Her kutup değişiminde veya siklus (2200 yıllık burç çevrimi) döneminde, o dönemin göksel ana yazılım kurallarına göre, yeni yeni yazılımlar kaleme alınmaktadır, diyebilir miyiz?
*Bu yazılımları önerenler, maddeye girmiş olan deneyimdeki BİZ'ler isek eğer; dönüp maddeye girerek farklı modelde bedenlerle (giysilerle) yeniden deneyenler de BİZ'ler değil miyiz?
*Biri kavramsal boyutlarda (HİÇLİK'te) kalan Yüce Öz ile diğeri maddesel boyutlarda (HEPLİK'te) kalan IŞIK ÖZ, ayrı ayrı birer kutup değil midir?
*Bu iki GERÇEK Varlığın TAHT denilen Tepe Çakra'nın 12'lik Çeneğinde (lotus) buluşması ve KALEM'in (tepe ışınının) devreye girmesi, TEK OLMA hali değil midir? Orada oluşan aynada veya Levh-i Mahfuz (Gizli Levha)'da ya da Tabula Rasa'da karşılıklı bir yazılım, silme ve düzeltmenin her iki tarafa da projekte edilmesi söz konusu değil midir?
*Olgunlaşma ve maddede temsilci olma (halife) noktasına gelen sentez insanın, maddenin tüm inceliklerini bilerek, onun her yönünü tanıyarak, eski senaryoyu devreden kaldırması ve Yüce Boyutlara "yeni" bir senaryo sunması mümkün değil midir?
*Bu senaryoyu talep edenler ve yazanlar ile bir BÜTÜN oluşturması, zaten TEK bir KUTUP olma anlamını taşımamakta mıdır? Ne demişti melekler (yasa ve prensipler): "Seni inkâra kalkacak ve hatta seni reddedecek bir varlık mı yaratacaksın?" Burada İblis'in müjdesini de hatırlamak gerekir: "Bu şaşkınlık,sapma KIYAM'a/ KIYAMET'e (bireysel ve toplumsal aydınlanmaya) kadar sürecek." Çünkü KİŞİ, "BİZ" Bilincine ulaştığında ayrılık-gayrılık kalkacak ve TEK olan VARLIK, bir elinden diğerine bilgi aktaracağına, İKİ ELİYLE BİRLİKTE YARATIR duruma gelecektir! Bu boyutta, iki elin (kudretin ve de beyin loblarının sentez çalışması) anlamı açığa çıkmıyor mu?
İster talep edenlerden, ister yazanlardan olalım! O BÜYÜK YAZILIM'ın bir ucundan tutmak; DOĞRU KELAM -> DOĞRU GÖRÜŞ -> DOĞRU DÜŞÜNME -> DOĞRU KARAR -> 9.Kat: DOĞRU YARATIM -> 10.Kat: DOĞRU YAZILIM'da yer alma dileğiyle...
13 Mayıs 2009
|
|
|
|
|
BAŞA DÖN
ruzad@ruzad.org
|
|