ruzad.gg.jpg


CUMHURİYET ve DEĞERLERİMİZ

İSTANBUL'un İŞGALİ

KURULUŞ DESTANLARI

ANKARA'nın TARİHÇESİ

TBMM HÜKÜMETİ ve CUMHURİYET'in İLANI

TÜRKLERİN TOPLUMSAL KIYAMI

HUKUK DEVRİMİ

ŞİİRLER

ATATÜRK ÇAĞI

ATATÜRK ve EVRENSELLİK

ATATÜRK ve ESERLERİ

DİL-TARİH TEZLERİ


DİL-TARİH TEZLERİ


d_d_amblemi.1.jpg

ATATÜRK'ün DİL ve TARİH TEZLERİ

NEDEN ATATÜRK'ün DİL ve TARİH TEZLERİ?

Türkiye günümüzde zor bir sınavdan geçmektedir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa ulusal egemenlik bu derece tehlikeye düşmüş durumdadır.
Türk insanı, her zamankinden daha fazla ATATÜRK'ün ve Cumhuriyeti kuranların enerjisine ihtiyacı olduğu halde bu dönem özellikle unutturulmaya çalışılmakta ve yerine sonradan oluşturulmuş ve zorla kabul ettirilen bir ATATÜRK'çülük konulmaya çalışılmaktadır.
Cumhuriyetin ilk yılları resmi ideolojinin anlattığı kadar kusursuz değildir, bir çok hatalar vardır; ancak cumhuriyet karşıtlarının iddia ettikleri kadar karanlık da değildir.
Bu topraklar üzerinde yaşayan her insanı ilgilendiren o dönemin yeterince aydınlatılması ve o dönemin enerjisini yeniden kazanılması, ancak bunun yanında yapılan hataların tekrarlanmaması gerekmektedir. Bu, bugünkü yaşantımızı borçlu olduğumuz büyük insan Mustafa Kemal ATATÜRK'e olan bir borcumuzdur.

ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

ATATÜRK'ün dil ve tarih tezlerini incelemeden önce ATATÜRK'ün milliyetçilik anlayışını kısaca incelemek gerekmektedir. Ancak bu konu sanıldığı kadar kolay incelenebilecek bir konu değildir. Özellikle de ATATÜRK milliyetçiliğini XIX. yüzyıldan itibaren Osmanlı'da etkisini gösteren milliyetçilik akımlarından bağımsız incelemek olanaklı değildir. Ancak kendine göre dünyadaki diğer milliyetçilik akımlarından farklı yönleri de vardır.
Araştırmamızın konusu ATATÜRK'ün dil ve tarih tezleri ile sınırlı olduğundan ATATÜRK milliyetçiliğine ancak ana hatları ile değineceğiz. Dil ve tarih tezleri incelendiğinde, ATATÜRK'ün milliyetçilik hakkındaki görüşleri daha belirgin anlaşılacaktır.
ATATÜRK milliyetçiliğini çıkarcı ve günün koşullarına uygun bir milliyetçilik olarak da görmek hatalıdır. Biz ATATÜRK'ün Türk milleti hakkındaki görüşlerinde sonuna kadar samimi olduğuna ve vazifesinin ve içinde bulunduğu seviyenin gereklerine uygun gerekli bütün bilgileri vermeye çalıştığına inanıyoruz.

ATATÜRK'ün TARİH ÇALIŞMALARI

Türkiye Türk Cumhuriyetinin kurulmasından sonra gerekli olan cumhuriyetin yurttaşlarının ulus bilincine ulaşması idi. Osmanlı'nın son dönemlerini ve çöküşünü yaşamış ve ulus bilincine sahip olması olanaksız bir halk için bu hiç de kolay değildi.
İttihat ve Terraki zamanlarından beri Türk tarihini eskilere götürmeye çalışan, en eski halkları Türk kabul eden görüşler vardı. Ama bunu ATATÜRK'ün istediği gibi ortaya koyacak yoktu. Bu durumda iş ATATÜRK'e düştü.

ATATÜRK ve MU

Ezoterik felsefenin tartışılmaya açılmasıyla, ülkemizde de tartışılan konulardan biri de ATATÜRK'ün batık kıta MU'ya olan ilgisidir.
Mu adı bazı eski kaynaklarda geçmekle birlikte bu kıtayı, öyküsü ile dünyaya tanıtan, İngiliz albay James CHURCHWARD'tir. CHURCHWARD, Tibet'te kendinden başka kimsenin görmediği Naakal Tabletleri'nden bu bilgiyi aktardığını iddia etmiştir.
Bu konuda ATATÜRK'ün dikkatini çeken Tahsin MAYATEPEK'tir. Önceleri ATATÜRK'e Maya dili ile Türk dili arasmdanki benzerliklerden söz eden Tahsin Bey (soyadı da Maya dilinde tepe anlamına gelen tepek sözcüğündendir) daha sonraları ATATÜRK tarafından Meksika büyükelçiliğine atanmış ve burada çalışmalarını sürdürmüştür.
Önce Amerikalı arkeolog William NIVEN'in bulduğu tabletler sonra da CHURCHWARD'un eserleri MAYATEPEK'in ilgisini bu konuya yöneltmiş ve hazırladığı çalışmalar ATATÜRK'e gönderilmiştir.
Bu teoriler ATATÜRK'ün de dikkatini çekmiş, Türklerin en eski uygarlık olduğunu ispat için yeni bir konu çıkmıştı.
ATATÜRK, CHURCHWARD'm büyün kitaplarını tercüme ettirmiş ve üzerine notlar düşecek dikkatle okumuştur. Hatta ATATÜRK bazı sözcüklere Güneş Dil teorisinin analiz metodunu da uygulamıştır.
Bu yapılan tercümeler ve Tahsin MAYATEPEK'in raporları bugün Anıtkabir kütüphanesinde saklanmaktadır. İlerki dönemlerde araştırmacılara açılacağını ummaktayız.


MU UYGARLIĞI

d_-amblemi.1.jpg

ATATÜRK'ÜN DİL ÇALIŞMALARI

ATATÜRK dil çalışmalarına büyük önem vermiş ve bir çok çalışmaya bizzat katılmıştır.
Yalnızca yeni bir tarih tezi ile ulus olma bilincinin yerleşmesi zor gözükmekteydi. Günlük yaşamda kullanılan dil, kültür anlayışında Osmanlı ile bağların koparılmaya çalışılmasına rağmen, Osmanlı'nın devamı olan bir dildi. Osmanlı dili, Arap ve Fars etkisinde kalmış, son dönemde de Greko-Latin sözcükler dile girmiş ve Türkçe'den uzak bir dil ortaya çıkmıştı. Öyleyse özgün Türk diline geri dönmek gerekmekteydi.

GÜNEŞ DİL TEORİSİ

Bu teori aslında hiç de küçümsenmeyecek gerçekleri ifade etmekteydi. Ancak daha sonra yapılan zorlama etimolojik tetkikler bu teorinin bilimsel değerini düşürmüştür.
Burada bir hususu belirtmekte fayda vardır. ATATÜRK Güneş-Dil teorisini sadece bir heves ya da zorlama olarak atmamış, buna samimi olarak inanmıştır.

ATATÜRK'ün DİL ve TARİH TEZLERİNİN BUGÜNÜ

Güneş Dil Teorisi ATATÜRK'ün ölümü ile tamamen terkedilmiştir. Ancak dilin Türkçeleşmesi devam etmiştir. 12 Eylül 1980 darbesi ile Türk Dil Kurumu'nun pratikte işlevinin sona erdirilmesi, bu sürecin sonu olarak kabul edilebilir.
Tarih tezi ise ATATÜRK'ün ölümünden sonra rağbet görmeye devam etmiştir. Etilerin ya da Sümerleri Türk olup olmadıkları ya da Avrupa'ya kültürü Türklerin götürüp gütürmedikleri tartışılmıyor olsa da, Orta Asya'nın medeniyetin beşiği olduğu düşüncesi devam etmektedir. Ayrıca bu tez, içi boşaltılmış olsa da, o dönemdeki gibi, Türkiye'de yaşayan farklı etnik grupların aleyhine kullanılmaktadır.
ATATÜRK'ün tarih ve dil tezleri ATATÜRK zamanında zorlamalarla doldurulmuştu. Ancak ATATÜRK'ün ölümünden sonra da çok erken terk edilmiştir. Dahası ATATÜRK'ün ölümünden sonra farklı bir ATATÜRK yaratıldığından bu tezler doğru düzgün bilinmemektedir.
Yakın zamanda farklı bir tarih yazılacağını ve bu tezlerin de gerektiği gibi tartışılacağını umalım.

Konuşmanın tam metinini
"ATATÜRK'ü ESERLERİYLE ANMA, DEVRİMLER-İLKELER-TEZLER" adlı derlememizden temin edebilirsiniz.

d_-amblemi.1.jpg

CUMHURİYET HEPİMİZİN

Em.Öğretmen,
Hasan GÖKMENOĞLU

Sevr'i bize uygulayanlarla savaştık;
Özgürlük için, her zorluğu aştık...
Cumhuriyeti kurduk, huzura kavuştuk;
Uygarlık ve sulh için, yeniden uğraştık.

İçimizden, onu istemeyenler çıktı,
Bu da Cumhuriyet temellerini yıktı.
Cumhuriyet, o temellerini atıyor;
Ata'yı sevenler, temele güç katıyor.

"Türban" simgesi ile Atatürk yıkılamaz;
Acizlerin yanlışlarına bakılmaz...
Onlar, anlamadan boşuna kürek sallar,
Gerçek acıdır, zorlanınca ancak anlar...

Cumhuriyet karşıtı, arı gibi işliyor,
Cumhuriyetçileri, köpek gibi dişliyor...
Türk Milleti, böylece bölünmemeli;
"Biz çalışıyoruz" diye, övünmemeli...

Yaşam için, elbette çok çalışmak gerek;
Bu uğraşlara hep engeldir, kahpe felek...
Bize dost görünenler, bizi yutmak ister;
Uyanık Türk, Türk olduğunu hemen göster...

Seni içinden vuruyorlar, bunu anlasana;
Yurt elden gidiyor, bunu kavrasana...
Batan gemide, bütün insanlar yok olur;
Atatürk'ü "yok" saysan, elinde ne kalır?..


ruzad@ruzad.org