ruzad.gg.jpg


ŞİFALI BİTKİLER ve ŞİFA NEHİRLERİ


ŞİFALI BİTKİLER ve ŞİFA NEHİRLERİ


ruzad_ba_likk.jpg


Ayla SEYHUN YASA


sifal__bitkiler-akarlar.jpg

Klasik tıp doğrusal bir çizgide gider, nedeni belirler ve sonuca varır. Eskiler döngüleri takip eder... Bilge Kadın ise varoluştan bu yana spirali takip ederek yükselir...
Susun S. Weed

Bu sözlerin sahibi spiralin 7 nehirden oluştuğunu söylüyor. Ancak.bu nehirler aynı kaynaktan çıkıyor. Her biri bize kendi frekansı içinde şifa taşıyor. Zararsızlık temel ilke demiştik. Aklınıza gelen her sağlık yöntemi, tekniği, ilacı, bitkisi bu nehirlerin içinde kendine ait frekansı ile yerini alır. Taşıdıkları yan etkilerinin ve zararlarının frekanslarına gore en zararsızdan başlayarak sıralanırlar. Ilk Nehir hiç bir yan etkisi olmayan ve asla zarar vermeyen şifa seçeneklerini sunar. Ikinci Nehir ise nadiren de olsa zararlı yan etkilere sahiptir. Üçüncü Nehir ise bazen zararlı olabilecek seçenekler içerir.

Dördüncü Nehir zarar verebilir. Beşinci Nehir zararlı olabildiği gibi nadiren de ölüme sebep olabilir. Altıncı Nehir de kendince yan etkileri taşıdığı gibi bazen öldürebilir. Her zaman zararlı olan Yedinci yol ise sakat bırakabilir ve öldürebilir.

Görüleceği üzere ilk dört Nehrin içerdiği teşhis ve tedavi yöntemleri doğru kullanıldığında nadiren zarar verebilir ve nerdeyse hiç yan etkisi yoktur. (Olsa bile bu etkiler kısa sureli ve yumuşaktır.)

Son üç Nehirdeki teşhis ve tedavi teknikleri, ne kadar dikkatle uygulanırlarsa uygulansınlar, her zaman için bir şekilde size zarar verirler, bazen de kullanımlarına bağlı olarak ciddi zarar görebilirsiniz. Ve bu yan etkiler genellikle ciddi oldukları gibi kalıcıdırlar da.

Yedinci Nehire doğru ilerlerken bedenimize dışarıdan müdaheleler artar. Ilk Nehirde kendimizle baş başayızdır. Kimsenin bakışı üstümüzde değildir. Ikinci Nehirde, zihnimizi açarız, düşünceler, fikirler girer. Hafif bir şekilde başka eller dokunur bize. Üçüncü Nehirde duyularımızı açarız: titreşimler, sesler, renkler, subtil enerjiler içimizde ve dışımızda dolanırlar.

Dördüncü Nehir de ağzımızı açar ve bedenimizin içine bazı maddeler alırız. Harekete geçeriz. Taze kanımızın hızla dolanmasını ve almaya hazır hücrelere bu maddelerin taşınmasını sağlarız. Beşinci Nehirde, ellerin bize güçlü bir şekilde dokunmasına izin veririz, güçlü bitkilerden yararlanırız. Hatta akupunktur iğnelerinden bizi açmalarını ve değiştirmelerini bekleriz.

Altıncı Nehir de doğal ikaz sistemlerimizi tamamen görmezden gelerek, bedenimiz ve zihnimiz üzerinde güçlü eylemleri olan ilaç gibi sentetik maddeleri bedenimize kabul ederiz.

Yedinci Nehir de ise, iğneler ve tüpler bedenimize girer bıçaklarla kesilir biçilir, dikiliriz. Radyasyon alır, manyetik alanlara gireriz. Ilk Nehirden başlayarak, fiziksel, zihinsel ve psikolojik olarak daha fazla risk almamız, giderek açılmamızdan değil, girdiğimiz her nehrin akıntılarının daha güçlü olmasından, bizi daha hızlı bir şekilde amacımıza götürme telaşındandır. Nehirler hızlanır ve akıntıları güçlenirken, bizi de daha hızlı sürüklerler.

Her Nehirle yaşam ve ölümün birlikteliğini daha derinden anlarız. ilk iki Nehirde, ölüm düşüncesi ile tanışır, onu öğrenirken, üçüncü Nehirde ölümü düşlerken, ölümden korkarız. Dördüncü Nehirde, yaşamı beslemek için ölümün gerekliliğini öğreniriz. Beşinci Nehirde güçlü ilaçlar ve yöntemlerle ölümden kurtuluruz. Altıncı Nehirde zehirli ilaçları şifa bulmak için yutarken, ölümün omzunu okşuyoruzdur. Yedinci Nehirde ise anestezi altında ölümü taklit ederiz. Kendimizi parça parça ettirirken, ölür ve diriliriz. Ya da dirilmeyiz.

Tüm Nehirler okyanusa, Bir'e, O'na döner...

Her Nehir bizi aradığımız şifaya, dengeye götürebilir. Her nehir aradığımız sağlığı yaratmak için tek başına yeterli olabilir. Ama onları anlar ve aradığımıız sağlık/ bütünlük/kutsallık adına, tümünü sıra ile kullanırsak, aklınıza bile getiremeyeceğiniz, düşleyemeyeceğiniz bir bütünlüğe kavuşabilirsiniz.

Çocukluğunuzu hatırlayın. Neşeyle her yeni olana nasıl açıldığınızı ve eğlendiğinizi. Aynı neşe ile ve eğlenerek Yedi Nehrin sularında birlikte akalım...

Ve en zararsızından, Birinci Nehirden başlıyoruz:
Birinci nehrin frekansına boşluğu kucaklamak diyebiliriz... Böylece onu Tanrı-Yaradan-Doğa-Evren doldurabilir.

Sağlığımıza yeniden kavuşabilmenin belki de en zor adımıdır bu. Hiç bir şey yapmamak. Meditasyon yapar gibi, sessizce durup, o bilge iç sesimizi dinlemek ve boşluğu kucaklamak.

Sessizliğin enginliğinde tüm olasılıkları görebilmek.

Hiç bir şey yapmamak, evrenin temel ilkesi olan kaosun işine müdahele etmemektir. Kaosun ardından düzen gelir nasılsa.

Sessizlikte durmak saflık ve masumiyetir. Beklentisiz, bağlantısız, arzusuz... Her şeyden bağımsız, üstünde ve sakinsinizdir.

Hadi deneyin, sessizlikte kendinizi dinlemeyin. Birinci Nehrin sularında yıkanmaya başlayın... Ordaki sonsuzlukta şifa bulabileceğiniz olasılıklara bakın...

Daha Geniş Bilgi İçin -> VAHŞİ BAHÇE


BAŞA DÖN

ruzad@ruzad.org