|
Enerjiler şuurlu (bilinçli) ve akışkan haldedir; üstelik yoğunlaşarak katman katman olmaya başlar. Enerjiler, nitelik ve nicelik olarak alt alta "denizler" olarak sıralanırlar.
Bunların bir kısmı "Taht/kürsü" de denilen küreyi (Plüto) yani en üst kişilik, kavram ve ruh (irade, mantık, akıl, muhakeme, mantık) değerlerin ışık kürelerini, aşamalı olarak yaratır. Fiziksel ortamda da Jüpiter dâhil dış gezegenler dev gaz küreler ve onların yörünge ortamlarıdır. Sistem bilinçsiz ve bilinçli olarak bir tur daha atar.
Kur'an âyetlerinde Yücelik ile maddenin temas ettiği sınıra ARŞ denmektedir. Tüm varoluş âlemlerinin eğiticisi/ sahibi/öz varlığı, arşta/tahtta düzlem şeklinde mekân tuttu (Rabb'ül âlemin alel arşes-tevâ) ifadesinde olduğu gibi; bu hazırlanan rahim/döl yatağı öylesine geniş bir küresel ortamdır ki; çeperi düzlem şeklinde algılanabilir. Muhyiddin-i Arâbî'ye göre âlem = ULU İNSAN'dır!
ALEM = ULU İNSAN
9.Ve Allah dedi: "Göğün altındaki sular bir yere biriksin ve kuru toprak görünsün" ve öyle oldu.
10.Ve Allah kuru toprağa "Yer" dedi ve suların birikintisine "Denizler" dedi ve Allah, iyi olduğunu gördü.
11.ve Allah dedi: "Yer, ot, tohum veren sebze ve yer üzerinde tohumu kendinden olup cinslerine göre meyve veren ağaçlar üretsin"; ve öyle oldu.
12.ve yer, ot, tohum veren sebze ve yer üzerinde tohumu kendinden olup cinslerine göre meyve veren ağaçlar çıkardı ve Allah bunun iyi olduğunu gördü.
13.ve Akşam oldu ve sabah oldu, üçüncü gün.
Düşük titreşimli enerjiler yoğunlaşmış ve madde denilen şey ortaya çıkmaya, iç gezegenlerin kavram ve fizik küreleri oluşmaya başlar. Enerjilerin, "benlik" denilen kavramı kazanması ile bunun "Evren Haritası" veya "Hayat Ağacı" denilen sistem çerçevesinde, bir kalıbın içinden kendi fikrini üreten ve düşüncesini aktaran oluşumlara dönüşmesi durumu devreye girer. Sistem bilinçsiz ve bilinç kazanarak bir tur daha atar.
devam: İNSAN MODELİ
|