|
Selma MİNE
Peri: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş mahlûk. *İnsana muhabbet eden, muvahhid ve Müslim latif mahlûk. *Mec.Güzel insan. Güzel kimse.
Per-i melahât: Güzellik perisi.
Peri-çihre: Peri yüzlü güzel yüzlü.
Peride: Uçmuş. *Solmuş, soluk.
Peridereng: Rengi uçmuş, solmuş.
Peri peyker: Peri yüzlü güzel.
perran: (f) Uçan, uçucu.
Farsçadan Batı dillerine geçen "peri" sözcüğünün karşılığı İngilizcede "fairy"dir. Peri masalına da "fairytale" denilir. Latincede "fata"dan türeyen "fatare" fiil kökü "büyülemek" anlamını vermektedir.. Farsçadaki füsun gibi... Füsun, efsun ise, "teshir" ya da "tesir" yani "sihir" sözcüklerinin kökeni ise "etkilemek, içine işlemek" nüfus, enfüs, nesf, nefes sözcükleri ile akrabalık kurmaktadır. İbranicede "Fortuna" Latincede "Futura", geleceği ifade eden sözcüktür. Halen "Future" olarak kullanılmaktadır.
Dişil değerdeki SU Bilgi akışı ile yaratıcı gücün devreye girmesi; eril değerdeki HAVA Düşünce sirkülâsyonu, fikirler, görüşler ve zihni melekelerin çalışması devreye girdiğinde 9 Müzler=Musalar olarak ifade eden değerler devreye girmektedir: ERATO (Aşk, ilham, pantomim), URANIA (astronomi = gökbilim), CLIO (Tarih, geçmişin sırları), MELPOMENE (Trajedi=Yaşamın Istırabı), TALIA (Komedi= Yaşamın Düzeni, neşesi), POLYHYMNIA (Belâgat, güzel ifade, kelam), CALLIOPE (Şiir, nazım, dil, kelâm), EUTERPE (müzik), TERPSICHORE (dans, ritm)
ELEMENTALLERE TAPINMA
Kültürlerde Perilerin Algılanış Biçimleri
Eski Yunanlılar ile Romalıların her nesnenin kendine özgü bir ruhu (kavram karşılığı, öz varlığı, temel yasası, aklî değeri) olduğu inancından kaynaklanan düşsel öyküler, Romalı istilacılarca Kuzey Avrupa'ya taşınır ve yüzyıllar boyunca ağızdan ağza dolaşır. Zihnî melekeleri yeterince gelişmemiş beşer için, işin özü değil, özün üzerini saran ve örten mecazî öyküler öne çıktığı için de bu durum, bir kült halini almaya başlar.
Türk masallarında perilere ve cinlere çok sık rastlanmaz. Peri ve dev gibi sihirli güçler düaliteyi simgelemiştir. İyi ile kötü, yoksul ile zengin, güçlü ile zayıf arasındaki çatışmalar çoğunlukla iyiden ve doğrudan yana güçlerin başarısıyla sonuçlanır. Örneğin: Yoksul genç, devin hakkından gelerek padişahın kızıyla evlenmeye hak kazanır; kimsenin ilgi göstermediği huysuz ihtiyara yardım eden iyi yürekli köy delikanlısı tarlasında bir küp dolusu altın bulur; vb...
Peri sözcüğünün Kelt kültüründeki karşılığı, çok eski zamanlardan beri, Elf'tir. Töton folklorunda aynı sözcük Alb ve Abi olarak geçer. Nibelungen efsanesinde (gizemciliğinde) anlatılan koruyucu bekçinin adı Alberich, yani Elf Kralıdır. Günümüzde hâlâ Kelt-Cermen kökenli popüler isimlerde kullanılmaktadır. Alfred = "elf yöneticisi", Albert = "elf ışıltısı" demek.
Peri Fransızca "fee" olarak geçer. Ortaçağ Fransız masallarında (mecazî öykülerinde) söz edilen Periler kralı Oberon, daha eskilerde Alberon olarak bilinir. Kral Arthur'un sarayında perilerle insanları birbirinden ayırmak olanaksızdır. Arthur'un kız kardeşinin adı Morgan La Fee'dir. Ancak Kral Arthur ve 12 Yuvarlak Masa Şövalyesi efsanesinin de bir mecazî öykü olduğu, son zamanlarda yapılan araştırmalarla ortaya çıkmaktadır.
Dikkatli bakıldığında, bu seviyeye gelmiş bilinçlerin, çevreciliği ve çevre korumayı; doğal güzellikleri ve yaşamı nasıl algıladıkları ve yönlendirdikleri de, bu konudaki tanımlar incelendiğinde ortaya çıkmaktadır:
..........................
Halk arasında periler, çeşitli büyülerle insanların işine karışan, genellikle dişi, doğaüstü varlıklar olarak tasarlanmaya başlanır. Uğur ya da uğursuzluk getirirler. "Gizli güç" anlamını da taşıdığı için, kişinin kendinde taşıdığı potansiyel güçleri, yetenekleri, değerleri yerine; saf zekâlardan = elementallerden kaynaklanan dış tesirler olarak anlaşılır. İyi işleri görenler periler, kötülükleri yapanlar ise Batı'da ejderhalar, canavarlar; Doğu'da zebânîler, ifritler, cinler ve devler denilen kişilik bozukluklarıdır.
Dinlerde Periler
Yeterince zihinsel aktivitelerini açamayanlar veya hakikat bilincine eremeyenler, o yücelik ile ilgili çeşitli fikirler (oğullar) ve biçimler (kızlar) uydurmuşlardır. Oysa böylesine muhteşem bir niceliğin ve var oluşun, biçim ve nitelik ile bir bağlantısı yoktur; olamaz. Sonuçta Arap kavimleri arasında Huriler (su) ve Gılmanlar (hava) şeklinde, cennetteki kızlar (biçimler) ve oğlanlar (fikirler) ortalığı sarar. İş öylesine cinsellikle birleştirilir ki, cennet ortamında kimin kiminle olacağı veya "hak" edeceği, çeşitli öykülere konu olduğu için ayetlerde de eleştirilir.
En'âm (Yaratılanlar) Sûresi: 6
100.ve cinleri yaratan Yüceliğe onları ortak saydılar (ve ce'alû li'l-lâhi şürekâ'el-cinne ve halekahüm,), ve bilgileri olmadan O'na oğullar ve kızlar uydurdular (ve harakuû lehüu beniyne ve benâtin biğayri ilm,), O Yücelik ve sonsuzluk, sıfatlardan arınmıştır (sübhânehu ve teâla ammâ yesıfûn).
Peri dişi bir sözcük olduğu için, kilise döneminde şeytanla; yani nefsaniyet ve kişiliğin kötü yönüyle bağlantılı düşünülmüş, hatta Kathar Mezhebinden olanları aşağılamak ve suçlamak için "periler" denmiştir. XVI. ve XVII. yy.larda Britanya'nın kırsal kesiminde cadı olmakla suçlanan ve mahkûm edilen kişiler Şeytan'la değil Peri Kraliçesiyle görüştüklerinden söz etmişlerdir.
XVII.yy. kilise baskısının azalmasıyla birlikte folklorik inançlar üzerine çalışmalara başlayan araştırmacılar, sözcükler arası ilişkiler kurarak ''büyü yoluyla yazgı belirleyen güçler'' anlayışını, doğrudan "peri" kavramıyla birleştirmişlerdir.
XIX.yy.lın sonunda psişik fenomenlere ilgi daha bilimsel ve açıklayıcı bir dönemece girmiştir. Yeni teknoloji ve fotoğraf makinesinin geliştirilmesi ile ektoplazmik temasların, hayalet ve hortlakların tespitine yönelinmiştir.
................................
EL-İLAH'ın KIZLARI
|