ruzad.gg.jpg


İLÂHÎ AŞK ÜZERİNE SEMBOLİZM

1.FUZULİ'den

2.LEYLA ile MECNUN

3.YUNUS EMRE'den

4.AŞK NER'DEDİR?

5.MEVLÂNÂ'dan


5.MEVLÂNÂ'dan


ruzad1k.jpg


MEVLÂNÂ

SÂKİ
# Âşıkların sâkisi kadehi dolu getir
# Binlerce sarhoşun, binlerce hikâyesini
# Getir saki, dün geceki badeyi getir
# Bir an olsun yüreğimin kederi geçsin.

* Ey gerçek yoluna tutkunların özü, binlerce bu yolda savaşanın binlerce hikâyesi ile bizi coşturacak bilgiyi dağıt; dün geceki coşkuyu yeniden yaşayalım ki yüreğimizin sıkıntısı bir an da olsa geçsin.

KADEH
# Zeki ve akıllı, arif olan bir kişi, bana hikmeti öğretti
# Ben kadehi attığım zaman, kötülükler bana düşman oldu
# Her yanı görünen kâse ile ikilikler üzerine içtik

* Bilge kişiliğe ulaşılınca hikmet ve gizemler ortaya çıkar. Coşku gelip geçtikten ve maddeden mânâya döndükten sonra, gerçekle yüzleştim; kötülüklerin benim düşmanın olduğunu anladım. Geniş ufuklara açılan zihnimdeki ikilemler, ikilikler, düalite ile düşündüm durdum.

KÂSE
# Her yeri görünen şeffaf kâse ile zevk alarak içtim, içtikçe içtim
# Sevgili sâkî olduğu zaman, benim için içkinin zevki belirir.

* Her yanı gören zihnim ile bilgileri açtıkça açtım; sevgili özümle olduğum zaman, benim için bilgi akışını yudumlamak zevk halini alır.

YANSIN
# Ey âşıklar sâkîsi kadehi doldur da getir, buradaki sarhoşlar nara atsın
# Her sarhoş başından geçen dertleri, hikâye edip yansın da yansın

* Ey tutkunların özü/ sahibi, içime coşkuyu doldur; zevkten başı hoş olan kişiliklerim nara atsınlar; her biri, sonradan anımsamayıp hüzünlenecekleri duyguları anlatsınlar.

UTANSIN
# Zülfünün tellerini yüzünden kaldır; senden konuşan diller utansın
# Senin yüzünü görürse eller; kadeh sarhoş olsun, diller utansın!

* Ey Yüce özüm, seni anlamalarını engelleyen perdeleri kaldır ki, hakkında ileri geri konuşanlar utansınlar. Hakikati kavrasalar, onlar da bu coşkuya kapılır ve sözlerinden utanırlar.

KISKANIR
# Zülüflerin yüzünden kalktığım zaman
Lâlelerle nergisler seni kıskanır
# Eğer senin yüzünün yankısı, şarap kadehine yansırsa
# Güzelliğini kadeh kıskanır

* Ey Yüce özüm, senin perdelerini aralayıp yükseldiğim zaman, bu yola baş koyan, öze ulaşma tutkusu ve özlemi yaşayanlar kıskançlık duyacaklardır. Eğer gerçeğin aydınlığı bu ruhsal coşkunun kabına, zihne, gönle ve bedene yansırsa; bu ihtişam karşısında onlar da kıskançlık duyacaklardır.

ruzad1k.jpg

lale.3.jpg

MECLİS
# Ne meclistir ne eğlence ki hak şarabı içenler
# Burada okyanus damlaya dönüştü ve damla okyanusa
# O ne yankıdır senin yüzünden aynaya yansıyan ki
# Küçük dudu kuşu onu görünce dile geldi

* Gerçeğin coşkusuna kapılanlar için bu ne bir eğlence ne de bir meclis toplantısıdır, aslında. Burada okyanus bir damlaya, damla ise bir okyanusa dönüşebilir. Bu muhteşem bir zihinsel izdüşümdür. Bu nasıl bir izdüşümdür, yansımadır ki bu Yüce Öz'den yansıyan, benim gibi küçük bir papağan dahi dile gelebilmektedir.

AŞK
# Mevlanâ'ya demiş ki aşkı: "O kadar ölen var ki
# Ben hep onlara dua etmekle meşgulüm"
# De ki: "Ne güzel ölmek, senden dua beklemek!"

* Tutsağı olduğu Yüce özü Mevlânâ'ya, "Bu kata çıkmak için o kadar çok ölüm-dirim, ölmeden ölme yaşamak gerekiyor ki; ben hep onların bu yükselişleri için dua etmekteyim" der. Aslında bu dua, hem ölünün kurtuluşu için ardından; hem de kurtuluşunun sevinci ile onu karşılamak içindir. Dolayısıyla bulunduğu katta ölmek ve bir üstte doğarak O'nun tarafından karşılanmak ne muhteşem bir güzelliktir.

SÂKÎ
# Sâkî getir mey şişesini beraber içelim
# Feleğin çarkından bir geçelim
# Şarap gibi ciğerimiz kan dolmuş
# Sazende gelsin, çalmasını talep edelim
# Eğlenme meclisimize ud kaldı ise çenk ile getirmeyelim

* Ey bilgi dağıtan Yüce Öz, gel bu ruhsal coşkuyu birlikte yaşayalım, bu devranı BİRlikte çevirelim, BİRlikte yaşayalım. Bağrımız ruhsal coşkunun kaynağı olmuş durumda. Özel kurduğumuz bu meclise, geriye "ud" kaldı ise saz getirmeye uğraşmayalım, sazendeler (İlham perileri) gelsin, bu coşkulu saz aletini çalmaya başlasınlar (çünkü bedenim artık bir saz oldu)

HEY
# İsmim sarhoş ve yoktan var edenin defterinde
# Şarap içen ve hayırsız meyperes
# Ney, fark yok bizim aramızda
# Yârsiz ilhamda biz şarapta sarhoş

* "Yok"tan "var" edenin kayıtlarında benim adım ruhsal coşkuya kapılan, hayırsız başı bir hoş kişidir. Ey Ney, özü olmayan ilham ne ise coşkusu olmayan baş aynıdır; öyleyse seninle benim aramda bir fark yoktur.


BAŞA DÖN

ruzad@ruzad.org