ruzad.gg.jpg

ORTAK AKIL ve ZEKA

ZAMAN KAYITLARI

KAYIT SİSTEMLERİ

KOZMİK ENERJİLER ve TEKAMÜL

YENİ ADEM TÜRÜ

EVRİMLEŞEN GEN
EVRİMLEŞEN ÖZ

GEN KOPYALARI

DUBLELER,
MUAVİNLER,
YARDIMCILAR

KOZMİK DOĞUM

DOSTLARDAN "DOSTLUĞA ÇAĞRI"ya ÇAĞRI

YÜCE BOYUTLAR,
YÜCE ZAMAN


KOZMİK ENERJİLER ve TEKAMÜL


d_d_amblemi.1.jpg

BİLGİ : 130/1 - 02.05.1990/23.50

SORU: Ara dönemlerde kısa sikluslar geçildiği ve 7'lerin inerek tekâmül ettirici görev aldıklarından söz edilmektedir. Ancak hemen arkasından da bu güçleri kötüye kullandıklarından söz edilmektedir. Burada bir tenakuz vardır. Bu varlıklar tekâmül etmeye ve ettirmeye indiklerine göre, yanlış mı yapmaktadırlar? Yanlış yapmaları mukadderse ve ana Kaderî plan değiştirilemiyorsa, amaç nedir?

Dendi ki, kâinattaki tüm varlıklar kendi kader planları doğrultusunda kıyamlarını yaşarlar ve onların kader planlarını yapan programcılar da mevcuttur. Alt Bizler, bu deneyimlerle başlarlar göreve. Daha sonra maddeye göre belli şuura ulaşan varlıkların (kozmik varlıkların) tekâmül planları devreye girer. Onları başka organizatörler ya da Rab mekanizmaları denetlemekte, idare etmektedirler.

Elbette ki bu varlıklar da kendi kıyamları doğrultusunda frekans değiştirirken, kabadan süptile doğru geçeceklerdir. Kozmozdan gelen enerjileri, daha doğrusu kozmozda mevcut enerjileri kendi bilinçleri doğrultusunda kullanmaktadırlar. Bu sırada adeta insanın astral çıkarırken enerji harcaması gibi, bedenlerinde kondans olan enerjiyi harcamaktadırlar; çünkü evrenden onlar da enerji depolamakta, çekmekte; onlar da o enerjilerden olmaktadırlar. Ve bunu yaparlarken de, üzerlerindeki sistemlere (hayatlara, yani onlara göre süptil = hareketli; enerjiye hakim varlıklara diyelim) zararları dokunmaktadır.

Öte yandan, yine yasalar gereği, bu varlıkların üzerlerinde yaşayan ve onlarla enerji alış-verişinde bulunan varlıkların da kendi pozitif ve negatif enerjileri, bu varlıkları etkilemektedir. Bunu şöyle düşününüz: İnsan kendi manyetik yapısı ile dengede bir varlıkken, dış etkilerde bu dengesi bozulmakta, (+) veya (-) değerler ile pozitif veya negatiflenmekte, bu da onların düşünce ve duygularına yansıyarak kendilerine yararlı veya zararlı olmaktadır.

Bu durumda 2 sistem içiçe ve dışdışa durumdadır:

1.Kozmik Varlık ve onun enerji dengesi,
2.O varlığın üstündeki veya içindeki varlıklar ve onların enerji dengesi.

Nasıl ki insanların kader planlarında belli vernal dönemler varsa; kozmik varlıkların da vernal dönemleri vardır ve bu bilgiler de Kutsal Kitaplarda anlatılmıştır. Dağların yürümesi gibi.. Bu dönemlerde yani Düşünce Okyanusu'na katılma dönemlerinde, ortaya çıkar. Ayrıca insanların yaşamlarında TEKSİR, TEDRİÇ, TECELLİ Kanunları işler durumdaysa ve belli mekanizma programları, makrodan mikroya devamlı döne döne yaşanıyorsa; aynı şey madde için de geçerlidir ve madde de kendi kaderi planlarını üç aşağı-beş yukarı yaşamaktadır.

Bu yüzden, bir zamanlar olmuş bir olayın, farklı bir vasatı, frekans yani düzey farkıyla tekrarlanarak, onun da kıyamı için uğraşılmaktadır.Yani o da, belli aşamalarla o olayı yaşamakta ve tekâmüle gitmektedir. Sözgelimi: Bir şehrin tekâmülünü düşününüz! Neden aynı yerde defalarca kurulmuş ve yıkılmıştır? O şehrin varlığı, yani onun bütününün ruhunu yöneten organizatör varlıklar, aynı planı döne döne o kente uygulamışlar ve kıyamını izlemişlerdir; bu yüzden denmiştir ki, bazı varlıklar için maddenin harcanması önemli değildir; deneyim çalışmasıdır.

Bu durumda bir TRUVA kenti 7 kez üstüste kurulduysa, bir EFES kenti 3 kez yükseldiyse ve çöktüyse, tekâmül seviyeleri de, organizasyonun gücünü ve başarısını göstermektedir.7 kez aynı plan uygulanmış ve 7 kez yaşamını yenileyerek görkemini bir üst düzeyde yaşamıştır. Aynı şekilde Efes de düşünülmelidir. Dünya üzerindeki kentlere bakınız, kaç tanesi 1000 yılın üzerinde ömre sahiptir? Onların tekamül düzeyini böylelikle kavrayabilirsiniz.

SORU: İstanbul'u da sayabilir miyiz?

İstanbul da tekâmül etmiş bir kenttir; giderek tekâmülünü yükseltmektedir. Aynı sistemi DEVLETLER için de düşünebilirsiniz. Onların da kıyamları ve tekâmül planları TEKSİR, TEDRİÇ ve TECELLİ Kanunlarına göre sürmektedir. Devlet Sistemi, mekanizmaların yansıma-projeksiyonları olduğuna göre, bu sistemi kuran ve sürdüren devletler, aynı kanunların tekrarından kıyam ederek çıkan organizasyonlardır. Sözgelimi Türk toplumu, Devlet mekanizmasını en işler durumda tutan ve sistemi devamlı çalıştıran, ayakta tutan varlıklardan oluşmuştur. Bu yüzden, her şeye rağmen mütekâmildir; ancak mekanizma olarak olaya bakınız, içindeki bireyler arasında özleri cahil varlıklar da olabilir; ancak onlar da tekâmüllerini sürdürebilmek için bu düzene enkarne olmaktadırlar. Böylece hızlı tekâmül çelmelenerek denge sağlanmaya çalışılmaktadır. Bir varlığın içinde ne kadar sürtüşme varsa, Takâmül sürati ve basamağı o derece yüksektir.

Sorduğunuz 7'lere gelince. Bu varlıklar, hem insanların idraklerinin açılması için enkarne olurlarken, hem de çektikleri enerji ile Dünya Varlığı'nın enerjisini takviye etmişlerdir. Kaderî planların ana çizgilerine dokunma yetkileri yoktur; zaten bunun için de gelmemişlerdir. Onlar, insanlığı yönlendirmektedirler. Maddeyi etkileyiciler ise, ayrı vasatlardan görevlerini sürdüren ve Dünya'ya şifa veren varlıklardır.

SORU: Ancak bazı bilgilerde, bizlerin de Dünya'ya şifa verdiğimiz söylenir.

Doğrudur; bunu kendi kendinize şifa vermek gibi düşününüz. Nasıl ki kendi üzerinizdeki bir hastalığı ya da tümörü iyi edebiliyorsanız; Düny'nın şuur varlığına ve enerjisine de elbette takviyede bulunacaksınız. Ancak çekilen (kozmik) enerjilerin odaklanmasından sözedildi.Bu odaklanmalar negatifte IZDIRAP BOYUTU ve pozitifte HUZUR BOYUTU olarak Dünya'ya da aktarıldığına göre; belli ara siklusları geçen varlıklar (bir kısmı BEKLEMEDE kalır, burada GÖREV alır; bir kısmı başka gezegenlerde liyakatlerine göre ENKARNE olur; bir kısmı görevle tekrar Dünya'ya DÖNER) bu enerjilerin de transformatörü durumundadırlar. Bunların da negatifleri, yani hataları olabileceği gibi (sözgelimi ego da bir negatif kondanstır) pozitifleri de mevcuttur.

Zaten yasalara göre (cezalı iseler; yeniden enkarnasyonlarında, genleri açılmasına rağmen bazı yasaklara tâbî olarak) hareket etmek durumundadırlar. Yani genleri açık olmasına rağmen, enerjilerini yönlendiremezler. Denmiştir ki, bu güce ulaşanlar, yani kozmik enerjileri kullanma liyakatine erenler; enerjilerini yönlendiremedikleri için (neden eremiyorlar?Çünkü şifrelerinin o kısmı kilitlidir) felaketleri önleyemediler; yani negatifi boşaltamadılar. Boşaltamamak, daha da negatif çekmelerine neden oldu! Tabii burada, daha alt kademelerden gelen ve güçlü genler kullanarak tekâmüle uğraşan varlıklar da devreye girdi ve karma bir sistem oluştu.

d_-amblemi.1.jpg

Dikkat edilirse, burada sözü edilen 7'ler değildir; 7'ler grup çalışması yapan grup varlıklar, organizatörlerdir; oysa bu anlatılanlar bireysel olarak enerjileri çeken, ancak organizatör olmayan, tekâmüldeki varlıklardır. Bunlar, bir DENEME-YANILMA programı içinde çalışmalarını sürdürürler.

big-bang.s.jpg

Ayrıca, maddeye bağımlı varlıkların ürettikleri negatiflik de, Dünya'ya odaklandığına göre, onun kendi programını yani tekâmül sistemini etkileyen bir düzeydedir. Bu karmaşık sistemde,

a.Madde tekâmülünü ve kıyamını yaşamaktadır. (Her tür atom-altı, atom, molekül, inorganik ve organik madde olarak)

b.Varlıklar tekâmüllerini ve kıyamlarını yaşamaktadırlar. (Mikroorganizmalar, bitkiler, hayvanlar, insanlar olarak)

c.Kentler tekâmüllerini ve kıyamlarını yaşamaktadırlar.(Oba'dan köy, kasaba, şehirler ve metropoller = devkentler olarak)

d.Devletler tekâmüllerini ve kıyamlarını yaşamaktadırlar.(Aşîretlerden, sitelere, Derebeyliklere, Hükümdarlıklara ve Demokrasilere kadar)

e.Dünya tekâmülünü ve kıyamını yaşamaktadır.(Oluşumundan bu yana, bir avuç kül ve kor'dan bugünkü 3 tür enerji formasyonunu toprak-hava-su-ateş tarzında yaratarak ve çeşitli dönemlerde coğrafî çehresini değiştirerek.

f.Kavramsal değerler tekâmüllerini ve kıyamlarını yaşamaktadırlar. (Sosyal yaşam, Tarih, Din, Dil, Ekonomi, Sanat, Edebiyat, Müzik, Ahlâk ve Hukuk olarak)

Bu anlatılanlar, Karma yasalarının bir bölümüdür ki, sistemlerde Hayır ve Şer planları da ÇAPRAZ ve KARMAŞIK çalışmaktadır. Ve birbirlerinin ara siklusları, KARMAŞIK ve KAYDIRMALI olarak üstüste binmektedir.Bu durumda, tümüyle Toplu Şuur'u çekemeyen yani Topluca Düşünce Okyanusu'nun tezahürünü gösteremeyen varlıklar da. Kıyam yani yenilenme anlarındaki tahribatı önleyememektedirler. İşte NEGATİFİN GERİ DÖNME-Sİ'nden bir kasit de budur!

galaksi.s.jpg

SORU: Maddenin kıyamı nasıl olmaktadır? Maddenin şuuru yoktur ki!

Bunu Organize varlıklar yönetir, dedik. Madde de kendi astralini çıkarır; yani frekansını değiştirir. Aynı şeyi kavramlar üzerinde de düşünebilirsiniz. Sözgelimi DİL'in = LİSAN'ın tekâmülü ya da kıyamı nasıl olur? Bu demektir ki, onu geliştiren, kullanan varlıkların şuuru ona transfer olmakta, kelime ve hecelere frekans=bilgi yüklenmekte ve evrensel değerler, onlarla ifade edilmektedir. Bu da ona bir Varlık kazandırmaktadır. Meselâ LATİNCE, ölü bir dil olmasına rağmen, hâlâ onun yavruları denebilecek yan kullanımları, yaşamlarını tekâmülde tutmaktadırlar. İtalyanca, Fransızca, İspanyolca ve giderek Güney Amerika dilleri gibi... Tüm sistemler bir yansıtma olduğuna göre; bu gelişme kaçınılmazdır; yoksa bozulur, kalır; ölüme mahkum olur.

Dendi ki, Dünya'nın şuurunu bulandırıyorsunuz; neden? Çünkü onun kıyamı sırasında aynı Teksir, Tedriç ve Tecelli planlarına, mütekâmil bilgisi yani POZİTİF ENERJİSİ ile yeni bir tevır koyacakken, tekrar negatife düşmesine neden oluyorsunuz.Kıyamet Planının tekrarından ve negatif canavardan bir kasit de budur.Çünkü geçmişteki gibi aynı olaylar yine Teksir olacaktır.

Ancak onun da kendi tecrübeleri doğrultusunda, bu olaya tavrı farklı olmalıdır ki, frekansını yükseltirken, dublelenirken kendine ve varlıklarına zararı dokunmasın. Şuurlanmasının da anlamı budur!

g_k.s.jpg


ruzad@ruzad.org