|
BİLGİ: 94 - 29.1.90/12.00
HİPNOZ VE TRANS:
1.Alfa uyku dalgaları, hipnoz ve trans dalgaları olduğuna göre; düşünceler önce bu dalgalara indirgenerek rahatlamaları sağlanır ve düşünce tortularından kişi arındırılır. Yani başka düşüncelerin müdahalesi ya da paraziti engellenir; bunlar SAF DALGALAR'dır.
2.Sonra bu dalgalar, hangi (beta) algı dalgası isteniyorsa (aslında düşünceler sadece bu dalgalar olmayıp, başka dalga türlerine de sahiptirler, henüz keşfedilmediler, ki onlar yaratıcı, form verici ve değiştirici dalgalardır) ona ayarlanır .
Burada 2 tür olay cereyan eder:
a. Ya kişi istediği bir konuya, kendisi, alfa dalgalarını beta dalgalarına çevirerek içine kapanır ve muhakemeye başlar;
b. Ya da denek, kendisini etkileyen operatörün beta dalgalarına ayarlanır ve onların frekansında titreştiği için sadece onu algılar ve onun şifrelerine tabi olur. İşte bu yüzden, operatörün vereceği şifre (beta anahtarı) her ne ise, onu normal düşüncelerinin beta dalgaları arasından koparır ve kilitler, terse döndürür; alfa dalgalarına yöneltir. O sırada alfa içine kayıtlı gizli komutları açar ve işlem yaptırır.
İLK KAYITLARIN BAŞLAMASI:
Çocuklar sıfır frekanstadır, dedik. Bu dalgalanma alfa ile hareketlenir; sabit kayıtlar alfa dalgalarındadır. İnsanın düşünürken de bilgi kayıtlarının devamı, algılama değil de düz alma şeklinde olur, ki bunlar da alfa dalgalarıdır.Ancak bir süre sonra disket (bellek ünitesi) temizlenir; çünkü muhakeme edilen konudaki beta dalgaları belleğe geçer; daha sonra da Akaşa'ya gönderilir .
BELLEK VE AKAŞİK KAYITLAR:
3.Muhakeme edilmeden gönderilen bilgiler, anahtar kayıtlar (nirengiler) gibi düşünülmelidir. Bunlar, olayı ve bilgiyi çağırmak (ekminezi) için kullanılan girdilerdir. Ancak bunlarla düz bilgiler,ana diskete (Akaşa'ya) gönderilmeden önce muhakeme edilirse (bellekteyken) işe yarar; yok eğer silindilerse, sadece kodları olarak kalır ve benzer anahtarlar gelip de irtibat kurulana kadar bekletilirler. Eğer bunlar da silindiyseler, yapılacak şey, özdeki eski bilgilerden talepte bulunmaktır. Çoğu kimsenin yaptığı aslında budur.Buna SEZGİ'ler denir.
ÖZ BİLGİLER:
4.Bu durumda, kişinin devamlı zaman ve mekandan kayıtları şuursuz olarak ana bilgi merkezine GÖZ ve KULAK aracılığıyla ulaşır; buna ilave edilen; beden aurasına çarpan bilgilerin SEZGİ'ler olarak devamıdır. Demek ki iki tür sezgiden bahsedilmektedir:
a.Özden çağrılan bilgiler, (Mana boyutu)
b.Bedenden yansıyan bilgiler, (Madde boyutu)
Bunlardan biri manevi sezgiler, diğeri maddi sezgiler olmaktadır. Sözgelimi bu yazdırılanlar; eski bilgilerden yani ÖZ'den gelen yansımalar, sezgilerdir. Ancak dış kaynaklı, sözgelimi atmosferik bilgiler de bedensel sezgileri oluşturur.
|
|
|
|
|
HÜCRE BELLEĞİ:
5.Hücre'nin hafızası başkadır; bu onun bin yıllar değil çok daha eskilerden itibaren tekamülüyle ilgili kayıtları aldığı ve geleceğini planladığı bir işlemler zincirinin sonucunda kazandığı, kendi yaşamı ve bilgisiyle birbirini tamamlayan bir olgu, bir yaşam tarzıdır; o bilgilerin değerlendirmesi veya depolaması yani formülü ne kadar süre muhafaza edeceği ve hangi formülleri oluşturacağı ve hangilerini silip hangilerini yayınlayacağının bilgisidir, ki artık otomatik olarak yapar, bedene göre. Ancak kendi iradi gücünü, ruhsal impulslarını (girdilerini) ayarlamıştır ve müthiş bir ortak yaşam örneği gösterirler, birlikte! İşte bu yüzden bu işleyiş şemaları üzerinde bir kez daha durmakta yarar vardır.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR:
*Rus Bilimadamı Dr.Kaminski ile telepat aktör Karl Nikolayev, insan beyninin çalışmasını izleyen bir alet kullandılar. Bu aletin ekranı da vardı. Nikolayev sakin düşünürken ekranda ritmik, düzenli dalgalar yayınlanıyordu. Bunlar 5 - 10 mikrovolt yüksekliğinde, saniyede 8 -13 Hertz frekansına sahiptiler. Yarı uyku halinde beyinden bir demet şeklinde yayılıyorlardı. Bunlara ALFA DALGALARI dendi. Devamlı aynı noktaya veya parlak bir ışığa bakmak, TV izlemek sonucu oluşurlar.
*Uyanık haldeyken ve yoğun düşünürken oluşan dalgalara BETA DALGALARI dendi. Hesap yaparken de aynı dalgalar oluşuyordu. 18 - 30 Hertz frekanslıydılar.
*Çalışmalar sonucunda doğuştan BEYİN DALGALARI'nın olmadığı saptandı Belli yaşa kadar frekans artmaktadır;65 yaşından sonra tekrar azalmaya başlar. SOYUT FİKİRLER ve DÜŞÜNCELER'de ise daha da azalarak, adeta DÜZLEŞMEKTE, frekansı da düşmektedir. Bu, Tepe Çarkından çıkan enerjinin düzlüğünü de açıklamaktadır.
|
|
|
|