|
BİLGİ : 147/1 - 14.6.90/09.35
İnsanın tecrübeleriyle edindiği bilgiler zamana kaydolur. Buna yardımcı varlıklar vardır ve kirâman kâtibin (Kudreti Yazanlar, Kudretli Yazıcılar) olarak bilinirler.
SORU: Dendi ki, bilgiler zamansızlık boyutundan gelmektedir. Özlerimiz de zamansızlığa tüm bilgileri kaydetmektedir. Kader plancıları da bu bilgilere göre kaderî planlar hazırlamaktadırlar. Ancak bazı bilgilerin zamansızlıktan zaman boyutuna indiğinden ve oradan da tercümesinin beklendiği söylenmektedir. Her iki bilgi arasında çelişki görülmektedir; çünkü bilgilerin zamana kaydı gibi de bir mesaj gelmiştir, biraz önce. Bu nasıl olmaktadır? Bilgiler arasında kademe farkı mı vardır?
Çelişki yoktur. Değişik açılardan düşünebilmeniz için ifade farklarına başvurulmakta ve bir noktaya saplanmanız engellenmektedir.
1.Zamansızlık denilen Makam, aslında ZAMANIN VARLIK olduğu MAKAM'dır. Siz madde âlemde onun tesir ve tezahürlerini, gölgelerini yaşamaktasınız. Orada herşey bir BÜTÜNLÜK halindedir; bu yüzden de DURGUN ZAMAN tâbiri kullanılmıştır. Onun üzerindeki YÜCE ZAMAN, zaman varlığının belirdiği, görüldüğü; her şeyin birleştiği, sabite kazandığı Makam'dır. Burada her şey BİR ŞEY'dir. Denmiştir ki "Her şey olmak, bir şey olmaktır; bir şey olmak da hem var olmak hem yok olmaktır"; YOKLUK perdesinde belirmektir.Varlık ile yokluğun yüz yüze gelmesi ve birbirini idraki demektir. Bu Durgun Zaman'a da örnek olarak; ARŞİVlediğiniz tüm belgelerinizin toplandığı yer demiştik ve bunu bekleyen varlıklara da ZAMAN BEKÇİLERİ demiştik (Zamansızlığa uzananlar, oradaki bilgi sahibi varlıklarla temas kurarlar.onlardan bilgi alırlar.onlar zaman bekçileridir ve dilerlerse yanıt vermeyebilirler. Bunlar kanunlara bağlıdır ve kader kanunları uygulanarak, soranın liyakati mertebesince hayra yönelik bilgiler verilir).
2.Özler'in kayıtları bu arşivde muhafaza edilmektedir ve özler, bu arşivden istifade etmek için, liyakatleri ve kıdemleri doğrultusunda izinlidirler. Dendi ki, "Zamanı bekleyen varlıklar, bilgi vermeyebilirler". Neden? Onu kullanma yetkisine haiz olmak gerekmektedir; bu da çeşitli enkarnasyonlarda kazandığı seviyenin varlıkta oluşturduğu yetkinlik ile birdir. Bunu, evrensel kanunlar otomatik olarak düzenler ve varlıklar uygular. Kanun düzenleyiciler ve uygulayıcılar tertipler.
3.Zaten Düşünce Okyanusu'na giren, yani o kıdemi kazanan (ki herkes bu dönemde kazanmak ve TEK ŞUUR'a varmak zorundadır) varlıklar için, Durgun Zaman ve Zaman Bekçileri ile temas kolay olacaktır. Çünkü varlık, tıpkı, Devlet Arşivinde inceleme yapmaya ve o bilgilerden faydalanarak yeni eserler yazmaya hak kazanmış bir insan gibidir. Bu yüzden dendi ki, "Herkes kendi kitabını yazacak!" Neden? Çünkü oraya muhafazaya gönderdiği bilgilerini, bilgi kayıtlarını topyekün inceleme ve onlardan sonuç çıkarma düzeyine varacaktır. İşte Vicdan sınavı da budur, zaten. Hakikî İnsan, ya da Kâmil insan olma adımı da bir yerde budur.
4."Bilgiler gelir ve zaman aralığında bekler; ya da sizin bilgiler öz kayda girmeden önce zamanda bekler". Bu ne demektir? Bu, o Devlet Arşivi'ne kaldırılmadan önce, o arşive girecek bilgilerin tıpkı kitap, dosya, film, kaset, teyp, video teyp ya da halogram kayıt, bilgisayar hafıza disket ya da diskleri... gibi belli bir yerde, belli bir zaman aralığında kaydınızın hazır tutulmasıdır. Siz yaşamınız boyunca bu kütüphaneyi, bu arşivi kullanırsınız; genel arşivi değil. Bu yüzden de eski bilgileri yani ana arşivdeki bilgileri değil, özel kütüphanenize kayıtlıları ortaya dökersiniz.
4."Bilgiler gelir ve zaman aralığında bekler; ya da sizin bilgiler öz kayda girmeden önce zamanda bekler". Bu ne demektir? Bu, o Devlet Arşivi'ne kaldırılmadan önce, o arşive girecek bilgilerin tıpkı kitap, dosya, film, kaset, teyp, video teyp ya da halogram kayıt, bilgisayar hafıza disket ya da diskleri... gibi belli bir yerde, belli bir zaman aralığında kaydınızın hazır tutulmasıdır. Siz yaşamınız boyunca bu kütüphaneyi, bu arşivi kullanırsınız; genel arşivi değil. Bu yüzden de eski bilgileri yani ana arşivdeki bilgileri değil, özel kütüphanenize kayıtlıları ortaya dökersiniz.
|